Astronotun DNA’sı dönüşte ikiziyle uyuşmadı

NASA’da astronot olarak bir yıl görev yapan Scott Kelly’nin DNA’sının, uzayda geçirdiği bir yıl sonunda dünyada kalan ikiz kardeşi Mark Kelly ile artık uyuşmadığı ortaya çıktı.

İnsan oğlunun uzay araştımalarına başladığı son altmış yılı ile bilimsel olarak önemli gelişmelere imza atıldı. Bir taraftan uzayın derinlikleri ile ilgili ilginç keşifler yapılmakta ve hayret uyandıran bilgiler bizleri hayrete düşürmekte. İnsan oğlunun glecekte uzayda yaşama olanağına kavuşması halinde ne gibi sonuçları yaşayacağı üzerine ilgiç bir araştırma yayınladı.

Uluslararası Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), 2014 yılında start verdiği “Twin Study (İkiz Araştırması)” programına son birkaç yıldır katılan ikiz Kelly kardeşleri an be an takip etti. Bir yıllığına uzaya gönderilen Scott Kelly ve aynı süre içinde dünyada yaşamına devam eden Mark Kelly’nin yaşam değerleri, saç, vücut sıvıları, deri hücreleri gibi birçok özelliği incelendi.

Bir yıl uzayda ğrogramını tamladıktan  sonra dünyaya dönen Scott Kelly’nin vucut değerlerinde farklılık olduğunu gözlemleyen araştırmacılar, uzatılmış telomer gibi çoğu değerlerinin dünyaya döndükten sonra normale döndüğünü saptadı. Uzay programından Dönmesinin üzerinden bir yıl geçmiş rağmen Scott Kelly’nin DNA’sının değişmediği ortaya çıktı.

NASA Kelly kardeşler üzerinde gerçekleştirilen uzay araştırmasının, uzaya gönderilen astronotlarda oluşabilecek olası değişimleri ölçmek amacı ile üç yıllık Mars görevine katkı sağlayacağını açıkladı.

Bu uzay araştırmaları ile elde edilen deneysel bulguların insan oğluna ne gibi ufuklar açacağı şimdilik gizemini koruyor. Gün geçtikçe yeni buluşlar ile insan oğlu uzayda yaşamanın yollarını bulacağa benziyor.

Kaynak: DHA

Birbiral birinci kalite ürünler

Babasından ilham alarak, doğaya zararsız plastik üretti

Babasının alışkanlığından ilham alarak, doğaya zararsız plastik üretti

Gıda mühendisi Duygu Yılmaz, babasının her sabah düzenli olarak bir zeytin çekirdeği yutmasından esinlenerek zeytin çekirdeğinden biyoplastik üretiyor.

Duygu Yılmaz, Elazığlı 2 çocuklu bir ailenin kızı. Onun yenilikleri hayata geçirme merakı, çocuk yaşlarda vantilatörü oyuncak bebeklerinin elbiselerini yıkamak için kullanmaya başladığı zamanda açığa çıktı

Polis gazisi babasının zeytin çekirdeğini sindirim sistemini çalıştırdığı gerekcesi ile yutması onun zihninde her zaman yer etti. Yılmaz’ın üç yıl önce fikrinde babasını hatırlayrak zeytin çekirdeğinin takviye gıda olarak kullanılması düşüncesini canlandırdı. Toz haline getirilerek zeytin çekirdeklerinin nasıl tüketilebileceğini araştıran Yılmaz, doğaya zarar vermeyen,insan ve çevre sağlığına faydalı plastik üretme fikrini zeytin çekirdeği ile başarıya taşıdı.

Yılmaz, geliştirdiği projesine “Biolive” ismini vererek çalışmalarını hızlandırdı. Bu proje sayesinde üretilecek ürünler, doğada kısa zamanda kaybolarak çevreyi koruyan, antibakteriyal özelliğiyle insan sağlığıyla barışık, gıdaların raf ömrünü uzatan, ucuz plastik yüzeyler,  saklama kapları, gıda ambalajlama buzdolapları ve ev aletleri ile ilgili alanlarda kullanılabiliyor.

Zeytinyağı fabrikalarından atık olarakkalan zeytin çekirdeğini Yılmaz çalışmaları ile teknolojiyle polimer yapı haline getirerek, antibakteriyel plastik ürettiklerini anlattı.

Zeytin çekirdeğini plastik mam madde olarak kullandı

Üç yıl önce kurumsal bir firmada çalışan Yılmaz, zeytin çekirdeğini plastiğe dönüştürme fikrini şöyle anlattı:

“Babam kahvaltıda zeytin çekirdeği yutuyordu. ‘Herhangi bir zararı var mı?’ diye zeytin çekirdeğini araştırmaya başladım, öğütüp içindeki antioksidan maddeyi keşfettim. Sonra çeşitli makaleler üzerine çalıştım. Ortaklarımla bu konu üzerine yoğunlaştık. Yapısının polimere çok uygun olduğunu fark edip, ‘antimikrobiyel polimer üretebilir miyiz?’ diye bir iş fikri başlattık. Yaklaşık 2 yıl boyunca kendi imkanlarımızla bir Ar-Ge oluşturup, zeytin çekirdeğinden plastik elde ettik. İki yılın sonunda Türkiye’nin önde gelen firmalarından yatırım alıp, kendi şirketimizi ve Ar-Ge laboratuvarımızı kurduk.”

Laboratuvar ortamında biyoplastik granül ürettiklerini ifade eden Yılmaz, sonra enstitüde bu granüllerin polimer yapı haline getirildiğini, sektörün taleplerine göre ürünlerin çıkarılabileceğini söyledi.

Yılmaz, bazı firmalarla Ar-Ge çalışmaları ve testler yaptıklarını belirterek, istenilen parametrelerde ürün oluşturduktan sonra daha büyük bir üretim tesisi kurup, sektöre göre satışlar yapmayı planladıklarını anlattı.

“TÜBİTAK ve KOSGEB’ten kadın girişimcilik desteği aldık”

3 ortak kurdukları şirket ile yola başlayan ekip, desteklerle birlikte 10 kişilik bir ekipe ulaştıklarını dile getiren Yılmaz, “Üretimi gerçekleştirdik, prototip ürünlerimiz var. Ürünlerin piyasaya çıkması için, özellikle gıda ambalajı sektöründe ya da plastik sektöründe çalışıyorsanız bazı onaylar almamız gerekiyor, bu süreç biraz zaman alacak. Aldığımız büyük teşvikler var. Şirketi 2017 Nisan ayında çalışmalara başladık. TÜBİTAK ve KOSGEB’ten kadın girişimcilik teşvikleri ile testek bulduk” dedi.

Duygu Yılmaz, yaptıkları çalışma sonucunda kendi geliştirdikleri biyoplastiklerin doğada kaybolduğunu, günlük yaşamımızda çokca kullandığımız petrol türevi plastiklerin yüzyıllarca doğada dılaştığını hatırlatarak, şunları söyledi:

“Mevcut biyoplastikler Türkiye’de üretilmiyor. Avrupa ve Amerika menşeli genelde. Üretimşnde Selülozit malzeme, mısır koçanı, bitki atıkları kullanılıyor. Bir ay önce Amerika seyahatindeydik, mevcut biyoplastik firmalarıyla görüştük. Zeytin çekirdeğinden yapılan ürün yok,çalışmamız dünyada bir ilk. Los Angeles’ta düzenlenen ‘Klintek Open’ yarışmasına çalışmamız ile temsilen takıldık, ileri malzeme birincilik ödülü kazandık. Biyoplastiğin önemi artarken Türkiye olarak biyoplastik ürünleri ithal etmeye devam ediyoruz . Öncelikli hedefim kadın girişimci ve  biyoplastik bilincini geliştirmek.. 

Zeytin çekirdeğinden yapılan yok, bu dünyada bir ilk.

Gıdaların raf ömrünü artırıcı özelliği olması dolayısıyla biyo plastiğin peynir ve et ambalajları başta olmak üzere gıda ambalajlarında kullanmak öncelikli hedefleri olduğunu belirten Yılmaz, cocukların kullandığı ürünleri çevreci hale getirmek istiyoruz.

Bir beyaz eşya firmasının zeytin çekirdeğinden elde edilen plastiğin gıdaların raf ömrünü uzatmadaki başarısınından dolayı kendileriyle irtibata geçtiğini anlatan Yılmaz, buzdolabının iç malzemelerinin üretimi için Ar-Ge çalışmasına başladıklarını anlattı.

Yılmaz, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve TÜBİTAK Marmara Teknokent (MARTEK) tarafından yürütülen İnovasyonda Kadın Projesi bünyesinde düzenlenen 2. Kadın Girişimciler Kampı’na katıldı ve yarışma sonunda 25 bin lira yatırım aldı.


Birbiral olarak Başarılı bir çalışma ile doğal ürünlere adım atan ekibi kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

Kaynak: AA