Müzelerdeki tarih yolculuğuna teknoloji ile çıkın

Teknoloji yenilikleri gün yaşamımızda gelişen uygulamalardan biri müzelerde gerçekleştirildi.. Müzelerde yaşama geçirilen interaktif uygulamalar ile ziyaretçileri gerçek bir tarih kurgusuna yolculuğuna çıkarıyor.

DTÜ Teknokent’te jurulmuş Reo-Tek, müze, sergi, eğitim, kongerans, mobil ve araştırma konularında interaktif teknolojilerle bütünleşen tasarım ve yazılım geliştiriyor.

Sanal gerçeklik yazılımlarından faydalanarak müzeler için interaktif sergi ünitelerinin kurulumuna kadar hizmet veren firmai günümüze kadar kadar yaklaşık 40 müzeyi tasarladı.

Müzelere uğrama yaşının daha çok çorukluk yaşlarında başladığı ve ilerleyen yaşlarda müze ziyaretinin azaldığını gözlemleyen firma gençlerin ve çocukların başta olmak üzere müzelere olan ilgi ve ziyaretini artıkmak ve ekiştirmek için böyle bir uygulama geliştirildi.

Müze sanal gerçeklilik yazılımı oyunlardan esinlenerek geliştirldi. Tubitak destekli yapılan proje başarı ile tamlanarak müzelerde uygulamaya başlandı.

Sergi alanındaki maddi kısıtlamalar teknoloji ile sınırların aşılmasına imkan veriyor. Tarih içindeki değişimler bu uygulamaların sayesinde tarihi evrelerine göre ziyaretcilerin hizmetine sunuluyor. Resimleri ile tarihi mekanların yıllar içindeki değişimleri günümüze yansıtılıyor.

Türkiye’nin tarihi zenginliği teknoloji ile sunulduğu için insanların yaşadıkları toprakların kültürel zenginliğini fark etmesine, aidiyet duygularının güçlendiğine, terihi zenginliğin günümüze taşınmasına sebep oluyor.

Dümen başında Akdeniz’de tarih gezi

Alanya Arkeoloji Müzesi için bir yapılan gemi simülatörü ile. dümenin başına geçen ziyaretçiler, Alanya yarımadasındaki sanal deniz ve tarih yolculuğuna teknoloji ile çıkabiliyor. Alanya limanına uğramış tarihteki gemi modellerini görmek ziyaretcilere dolu dolu anlar yaşatıyor.

Hattuşa sokaklarında savaş arabası deneyimi

Çorum Arkeoloji Müzesi için geliştirlen savaş arabsı simülatörü ile Hitit İmparatorluğunun başkenti Hattuşa’da bir zamanda yolcukul yapıp Hitit savaş arabasıyla gezmek mümkün. 2 eksenli bir at arabası simülatörü ve panoramik silindirik ekran sayesinde. at arabasının üstüne binip, dizginleri kavradıkları an artık kendinizi Hatuuşa’da bulabilirsiniz. Şehrin sokaklarında, evler ve tapınakların arasındaki antik yolda atlı savaş arabası süren ziyaretçiler, yolculukları sırasında oradan geçen rahipleri, halkı,askerleri, bitkileri ve hayvanları görme imkanına sahip oluyor.y

Kimsenin görmediği Kral Midas’ın mezarını ziyaret edin.

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne bağlı Gordion Müzesi’nde Kral Midas’a ait olduğu düşünülen MM Tümülüsü sergilenmekte. Tümülüste bulunan diğer bulgular olan kemikler ve eserlerin çoğu Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde ziyaetcileri bekliyor.

Müzede silindirik ekranlı sanal gezi sistemi ile kral ve odasındaki eşyaları yerinde görmelerini sağlamak artık ziyaretcilerin faydalandığı bir hizmet haline geldi.

Ziyaretciler Sistem sayesinde , tümülüsü dışarıdan görmeye başlıyor, etkileşimli bilgi sistemiyle tümülüsün yapısı, mezarın inşa aşamaları ve arkeolojik önemi hakkında tüm bilgilere sahibi oluyor.  ‘birinci kişi kamerası’ ile mezarın içine girerek ilk kapatıldığı andaki halini gezebiliyor.

Mezar içinde ilk keşfedildiği haliyle dizilen eşyalar çizimlerden yararlanılarak, masalımsı anlatımlar ile eserler 3 boyutlu olarak tekrar canlandırıldı,

Herkül’ün görevlerine talip olmak

Antalya Arkeoloji Müzesi’ne, Antik Perge Tiyatrosu ve Herkül’ün mitolojide anlatılan 12 işi hakkında bilgi veren iki uygulama hayata geçirildi. Perge Tiyatrosu Bilgi Sistemi’nde müzeye sergilenmek üzere Antik Perge Tiyatrosu’ndan getirilen 16 eserler hakkında bilgili sunuluyor Üç boyutlu canlandırılan eserler dokunmatik ekranla dör yandan izlenebiliyor.

Herkül ve görevlerindeki mitolojik anlatılan canlılar, geleneksel gölge tiyatrosu kullanılarak canlandırıldı. Antik Yunan vazolarının üstündeki antik çizimlerden esinlenerek üretilen karakterler, kullanıcı tarafından yönetilen kuklalara dönüşürken ziyaretçi hikayeyi kendisi yeniden yazabiliyor.

Dijital dürbünle 88 yıl önceki Ankara

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi için geliştirilen yeni dijital uygulamalard dijital kitap ziyaretçileri karşılıyor. Animasyon ve videolarla desteklenen bu kitapta ziyaretçi, hiz tahmin etmeyeceği bir deneyim ile bir kitabın sayfalarında dolaşarak, müzenin mimarisi, tarihçesi ve segilenen önemli eserler hakkında bilgi sahibi oluyor.

Türk Ressamları Bilgi Sistemi’nde sayesinde müzede tabloları yer alan Türk ressamları ve resim akımları hakkında bilgi alabiliyor. İnteraktif şekilde zaman çizelgesini kaydırarak geçmişten yakın tarihlere kadar resim alanındaki değişimleri izleyebiliyor.

Müzenin ön bahçesinde,  ‘dijital dürbün’ uygulaması ile Ankarayı çevreleyen alan görülebiliyor.Ankara’nın 1930’larda yaşayan halini yansıtan dürbünü kullanan her ziyaretçi, zamanda yolculuk yapıyor.

Zeugma ziyaretçisiyle etkileşime giriyor

Zeugma Müzesi ‘etkileşimli mozaik havuzu’ içinde 6×4 metre boyutlarında yapıldı. Gaziantep Mozaik Müzesi’nde gerçekleştirilen uygulama için, etkivizyon sistemi yaşama geçti..

Sistem, bölgede bulunan Roma evlerinin ortasındaki yağmur suyunun biriktiği havuzlarda yer alan su mozaiklerinin geçmiş zamanda kullanımına benzer şekilde hazırlandı. Mozaikler, ziyaretçiler içine girdiklerinde dalgalanan bir su efektiyle etkileşimli olarak müze tabanında sunuluyor.

Gerçek zamanlı 3 boyutlu etkileşimli destelkenen öğeler ile 5 mozaik birer dakikalık temalarla sergileniyor. Fiziksel gerçeklikte, hidrodinamik özelliklere göre formu değişen, yapay zekalarıyla ziyaretçilerden kaçan, sonra tekrar yiyecek arama ve sürü davranışı gösteren balıklar eklendi.

Kaynak: AA

Zeka insan nöronları arasında bağlantıyı azaltıyor

Zeki insanların beyinlerinde serebral korteks ile nöronlar arasındaki bağlantıların minimum seviyeye indiği tespit edildi

Zeka insan nöronları arasında bağlantıyı azaltıyor

Ruhr-Universitat Bochum’da bünyesinde görev almış akademisyen Türk nörolog Christoph Fraenz ve Erhan Genç önderliğinde yapılan bilimsel çalışmalarda, kişinin zeka seviyesi yükseldikce beynin gri madde olarak da adlandırılan serebral korteks bölgesinde nöronlar arasında daha az iletişimin olduğunu gösteren bulgulara ulaşıldı.

Humboldt üniversiteleri ve New Mexico ile Lovelace Biyomedikal ve Çevre Araştırmaları Enstitüsü’nün birlikte yürüterek destek verdiği araştırmada, beyindeki bağlantı yapılarına mikro yapısal düzeyde bir yeni teknik getiren nöro-görüntüleme tekniği kullanıldı.

Proje çerçevesinde 259 erkek ve kadının beyinlerinde, sinir hücresi uzantısı dağılımı ve yoğunluğu incelenerek bulgular analiz edildi. Katılımcıların ayrıca zeka seviyelerinin belirlenmesi için zeka testleri yaptırıldı.

Bulguları inceleyen araştırma ekibi, zeka seviyesi arttıkça kişinin beyninde daha az nöron dallanmasına rastlandığını gösteren bulgulara rastlayarak sonuçları rapor haline getirdiler.

Nörolog Erhan Genç, “Zeki beyinler daha az, ancak yeterli düzeyde nöronal bağlantılara sahip. Dolayısıyla minumum nöronal aktivite ile yüksek ussal performans ortaya koyuyorlar” açıklamasını yaptı.

Araştırmanın sonuçları üzerinde bilim dünyasının yapacağı çalışmalar ile elde edilen bulguların zeka üzerindeki bilinmezleri azaltacağı muhakkak.

Kaynak: AA

Apple iPhone 8 Deri Kılıf Orlando Serisi Portakal

Deritel iPhone 8 Kılıf alana Ekran Koruyucu Cam Filim Hediye

Uyumlu Modeller : – Apple iPhone 8 Deri Kılıf ve iPhone 7 Akıllı telefonlar ile tam uyumludur.

iPhone 8 Deri Kılıf Dokundukça Canlanır.

Deritel olarak sizlere yine harika bir Apple iPhone 8 Deri Kılıf Orlando Serisi portakal ürünü sunmanın gururunu yaşıyor. Mobil teknoloji kullanıcıları için ideal bir akıllı telefon kılıfını ridge rengi ile beğeninize sunduk.  Değerli telefonunuzu tamamlayacak kalitede kılıf özelliği ile sizden tam not alacağına eminiz.  Sizi Her Ortamda Şıklığınızı yansıtacak iphone Akıllı telefonu kılıfını elinizden bırakmak istemeyeceksiniz.

A kalite Özelliğinde El yapımı yerli üretim

Özgün ve şık Tasarımı ile doğal deriden Türkiye’de üretildi.  Alın teri, Göz nuru, el emeği ile titiz ve özenli el yapımı deri Apple telefon aksesuarı olarak kalıplı bir özelliğe sahiptir. Telefonu kalıplı bölmesine rahatlıklar koyabilirsiniz. Uluslar arası standartlarda A Kalite bu ürün ile her ortamda telefonunuzu koruyacak ve görsel uyumu ile rahatlıkla kullanacaksınız.

Çevre ve doğaya zarar vermez       

Özgün tasarlanmış şık ve kibar bir üründür. Derinin doğal asaletini yansıtacak teninize ten katacak. Çevre, Doğaya ve İnsan Sağlığına Uygun telefon kılıfını içiniz rahat bir şekilde daima kullanabilirsiniz.

Apple iPhone 8 Cep telefonu uyumunda tam not alır, Telefonunuzu Korumada sizi utandırmayacak. Akıllı telefonunuzu sımsıkı Kavrayacak ve sımsıkı saracak.

Deritel Türk malı deri aksesuar markasıdır.

Deritel deri ve telefon aksesuarları markası olan yerli bir üründür. Gerçek deri özelliği ile el yapımı A kalite özelliği ile titiz ve özenle tasarlanmış ve üretilmiştir.
 

Ürün Renkleri : Taba, Mavi, Portakal, Pembe

Bu Klavye İle Tüm Cihazlara Kolay Erişim

PC Cihazlar ile yaşamımıza giren klavye yeni teknolojilerin çıkması ile yavaş yavaş etkinliğini azaltmaya başlamıştı. Teknoloji alanında meydana gelen yenilikler şimdi klavye için uygulandı ve kullandığınız bilgi cihazlarını artık bu ürün ile yönetebileceksiniz.

Easy-Switch teknolojisine sahip ürünler, bir tuşa dokunarak üç cihazı kullanma ve yönetme imkanına sahip olacaksınız. Bu cihazlar arasında kolayca geçiş yapma imkânı tanıyor. Yeni LogitechDuoLink yazılımıyla çalışan Logitech MK850 cihaz ve Mouse Seti’nin yastıklı avuç içi desteği; rahat bir yazım pozisyonu sağlayan bilek içi desteği ve ayarlanabilir ayakları farklı kullanım yüksekliklerine olanak tanıyor.

bilgisayar, telefon veya tabletlerle rahatça erişebiliyor

Aynı klavye ve mouse ile sahip olduğunuz cihazlara erişimi sağlayarak konfor sunan MK580 Klavye ve Mouse Seti; Windows , Mac veya Chrome OS bilgisayarda; Android ve iOS mobil cihazlarda kolayca çalışıyor. Logitect Unifying USB veya Bluetooth Smart ile bilgisayar, telefon veya tabletlerle rahatça erişebiliyor ve yönetilebiliyor.

“Bir işi hızlıca çözmek gerektiğinde, çalışması masasının anahtarı rahatlıktır.” diyen Logitech Küresel ürün Direktörü Art O Gnimh, “Farklı cihazlardan araştırın, yaratın veya iletişim kurun… Gün içinde ihtiyacınız olan verimlilik ve konforu sunan MK850 Klavye ve Mouse Seti, cihazlar arasında kolayca geçiş yapıp işinizi hızla tamamlama şansı veriyor.” diyor.

Telefon ve tablet kullanımında daha fazla performans elde edebileceğiniz bu ürün için kullanıcıların deneyimleri nasıl bir sonuç vereceğini zamanla göreceğiz.

Logitech MK850 Performance Kablosuz ürünü ve Mouse Seti, $129+KDV tavsiye edilen perakende satış fiyatıyla piyasaya sunuluyor.

Teknoloji alanında bu hızlı değişikliklerin gün yaşamımıza nasıl daha fazla etki etiğini artık hızlı bir şekilde yaşayarak görebiliyoruz.

https://www.deritel.com

Karıncalar, Güneşin konumuna göre yön buluyorlar

Bilim adamları tarafından yapılan açılamaya göre, karıncalar yön bulmak için güneşin konumunu ve etraflarındaki görsel verileri kullanıyorlar.

Trthaber.com sitesinde yapılan habere göre; Bilim adamları, karıncaların yön bulmak için güneşin konumunu ve etraflarındaki görsel verileri kullandığını keşfetti.

İngiltere’nin Edinburg Üniversitesi araştırmacıları, karıncaların yön bulma yöntemi üzerine yaptıkları deneylerde, türün hareket yönünü bedensel konumdan ayırabildiğini, dolayısıyla geri geri giderken ve hatta kendi etrafında dönerken dahi rotadan sapmadan ilerleyebildiğini belirledi.

Araştırmacılar, karıncaların yön bulmak için güneşin konumunu ve etraflarındaki görsel verileri kullandığını ancak bunları bir kez hafızaya aldıktan sonra, gövdeleri ve alıcı konumları ne yönde olursa olsun aynı rotayı izlemeye devam edebildiğini keşfetti. Karıncaların bir engelle karşılaşması halinde ise durup ortam verilerini hızla yeniden gözlemledikten sonra yoluna devam edebildikleri tespit edildi.

Karıncaların yön bulma bakımından böcekler içinde benzersiz bir yeteneğe sahip olduğunun altını çizen Edinburg Üniversitesi Enformatik Fakültesi öğretim üyesi Profesör Barbara Webb, karıncaların sürücüsüz araçlar gibi hareket edebildiğini kaydetti.

Karıncalar geri geri giderken yön bulabiliyorlar.

Webb, “Karıncaların görece küçük bir beyni var, bir toplu iğne ucundan daha küçük. Buna rağmen en zor koşullarda, geri geri giderken ve hatta sırtlarında yük varken yönlerini rahatlıkla bulabiliyor. Karıncaların davranışını anlamak bize bu fonksiyonlara sahip robot sistemleri üretmek için esin verebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Yapılan bilimsel Araştırmada karınca beynindeki sinirsel bağlantıların şemasının çıkarıldığını belirten Webb, söz konusu bağlantıların orman gibi engelli doğal çevrelerde hareket edebilecek arazi robotları için model sağlayacağını vurguladı.

Söz konusu Araştırmanın sonuçları “Current Biology” dergisinde yayımlandı. AA

Dördüncü sanayi devrimi için siz hazır mısınız?

Dördüncü sanayi devrimi ya da diğer adıyla Endüstri 4.0 hayatımızda önemli değişiklikler yaparken bizler ne kadar hazırlıklıyız?

2017 Davus toplatıları ile Dördüncü sanayi devrimi yine önde olan bu konu artık hayatımıza daha fazla yer edinmeye başladı bile. Bu büyük olguyu daha yakından incelemek, neler gerçekleşeceğini görmek ve yaşamımıza neler kayacağını görmek zorundayız.

Son yüzyılda teknoloji alanında meydana gelen değişiklikler yaşammızı çok hızlı bir şekilde kaplamakta ve köklü değişikliklere sebep olmaktadır. Günlük yaşamımız artık teknoloji ürünleri ve hayat yarzı ile adeta kuşatılmış durumda. İnsan oğlu bu olgular ile yaşarken yaşamındaki kazandığı bir çok kolaylığa rağmen kaybettiği bir çok değeri dengelemek için teknolojiyi verimli kullanmalı ve yaşamındaki dengeyi sağlamalıdır.

Kimileri tarafından dördüncü sanayi devrimi olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 değişimin şu anda kullanılan üretim düzeninde köklü değişiklikler yapacağı öngörülüyor. Bu öngörünün etkisinin ilk sanayi devrimi dünyanın düzeninde nasıl büyük bir etki yaptıysa Endüstri 4.0 ile benzer bir etkinin yaşanacağı şeklinde tarif ediliyor.

İlk Üç Devrimden Sonrası

Öncelikle şunu tam olarak ifade etmek gerekiyor. Endüstri 4.0 için “yeni bir teknoloji” ya da “iş disiplini” olarak anlatmak veya tarif etmek yeterli olmayacak.. Endüstri 4.0 bundan 10 yıl öncesine kadar elde etmeyi hayal bile edemeyeceğimiz sonuçları almamızı sağlayacak yeni ve yepyeni bir yaklaşım olarak tanımlanabilir.

Peki neden dördüncü? Ondan önceki üç devrim hakkında kısa bir bilgiyi yararlı olduğu görülecek.İlk sanayi devrimi, özellikle İngiltere’de 19. yüzyılda buhar makinelerinin icadıyla başladı. Bu makineler sayesinde fabrikalar kuruldu ve daha önce el tezgahlarında ya da başka küçük atölyelerde yapılan üretim daha hızlı ve daha çok sayıda yapılabilir hale geldi ve dünayaya yaıldı. İkinci devrim ise elektriğin yaygınlaşması ve çeliğin geniş kullanımı ile gerçekleşti. Artık çok daha hızlı ve verimli makineler geliştirilebiliyordu. Bu dönemde büyük fabrikalar ve büyük ölçekli seri üretim başladı. Bu yenilikte tüm Dünya’ya yayıldı ve etkisi insan oğlunun yaşamına girdi.

Bilgisayarlar olmasaydı dördüncü sanayi devrimine geçilmezdi

Tüm bunlardan sonra bilgisayarlar devreye girdi. Üçüncü devrimin baş aktörü dijital teknoloji sayesinde otomasyon süreci hızlandı. Robot kollar ve makineler yavaş yavaş insan emeğinin yerini almaya başladı.

Tam bu noktada bilgisayarlara ya da kişisel bilgisayar olarak tanımladığımız PC’lere ayrı bir paragraf da açmak gerek. Bilgisayarlar ilk ortaya çıktıklarında sadece kendilerini tasarlayan mühendislerin kullanabildiği makinelerdi. Bilgisayarların daha sonra gelişmesi, kullanımlarının kolaylaşması ve sonuç olarak da yaygınlaşması, insanların bu cihazlara yaşamında daha fazla yer vermesine neden oldu. Herkesin kullanabildiği bir hale gelen bilgisayarlar iş dünyasının ve ev yaşamımızın olmazsa olmazları arasına girdi.

Üçüncü sanayi devrimi olarak adlandırılan süreçte PC’ler çok büyük rol oynadı. Üretim süreçlerinde her kademeden insan bilgisayarları kullanarak gelişen teknolojiye kolaylıkla ayak uydurabildi. Bilgisayarlar hem otomasyon süreçlerini oluşturmak için kullanıldı, hem de fabrikalarda kontrollerin sağlanması için ve hala daha geçerli olan insan müdahalesinin en önde gelen aracı olarak önem kazandı. Üçüncü sanayi devriminin en önemli aktörü olan bilgisayarlar, dördüncü sanayi devrimi için de çok önemli bir basamak vazifesi görüyor. Öyle ki, bilgisayarlar olmadan dördüncü sanayi devriminin gerçekleşmesi imkansız olur diyebiliriz.

Dördüncü sanayi devrimi ise dijital teknolojinin potansiyelinin çok daha ileri seviyedeki kullanımı ile gerçekleşiyor. Kendi kendine öğrenebilen, yapay zekaya sahip bilgisayarlara uzaktan bağlı olan robotların, sensörlere gelen verilere göre üretim yapacağı bir dönemden bahsediyoruz. Peki Endüstri 4.0 denen bu yaklaşım nelerden oluşuyor?

Artık bilim kurgu flimlerindeki anlatımların günlük yaşamımızda yerini alacağını şimdiden söylesek hata etmemiş oluruz

Geleneksel mutfağının vazgeçilmezi salep şifa dağıtıyor

En meşhur salep Kahramanmaraş’ın Ahir Dağı eteklerinde yetiştirilen orkidelerden elde edilen, Geçmişten günümüze uzanan geleneksel lezzet salep, kış aylarında vücut direncini artırıyor.

Kış ayları içinde bazen sokaklarda salep tezgahlarında sıcak sıcak satılan ve bizlerin içini ısıttığı için hayatımızda önemli bir yere sahip olan bu geleneksel içecek aynı zamanda şifa dağıtıyor.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özlem Turgay, nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan salep bitkisinin Kahramanmaraş başta olmak üzere Muş, Van, Antalya ve Kastamonu gibi şehirlerde endemik bir tür olarak yetiştiğini belirtti.

Kış aylarının vazgeçilmez lezzetlerinden salebin tıbbi pek çok faydaları bulunduğunu vurgulayan Turgay, “Özellikle kış aylarının vazgeçilmezi salebin çok eski zaman dilimlerinden beri kullanımı çok yaygın. Tıpta, balgam söktürücü, felç giderici ve afrodizyak etkisi biliniyor.” ifadelerini kullandı.

İçecek olarak tüketilmesinin yanı sıra salebin Kahramanmaraş’ta dondurmalarda ve reçel yapımında kullanıldığını aktaran Turgay, sözlerini şöyle tamamladı.

“Salep Türklere has bir içecek. Geleneksel bir tat. Her şeyden önce bir keyif. Osmanlı döneminden itibaren saray mutfağımızda da bol miktarda tüketilen bir gıda maddesi. Bir bardak salepte 150 kalori var. Özellikle başta şeker hastaları olmak üzere pek çok hasta ve hastalıkta son derece büyük faydaları mevcut.”

“Birçok faydası var”

İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Ahmet Yener de kış mevsiminde soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıkların çoğaldığını hatırlatarak, soğuk kış günlerinde hastalıklara karşı vücut direncini artırmak için sıcak içeceklerin tüketilmesi tavsiyesinde bulundu.

Salebin de bu içecekler arasında önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Yener, “Salep sıcak içildiği zaman hem rahatlatıcı etkisi var hem de sağlık yönünden birçok faydası bulunuyor. Soğuk algınlığı ve gripte sıcak salep içilmesi boğazı rahatlatır, vücut direncinin artırılmasını sağlar. Çok yüksek bir kalori içermediği için diyet uygulayanlar için dahi faydalı sonuçları var. Belli bir miktar içildiğinde zayıflamaya da etkisi vardır. Daha sayamayacağımız birçok faydası var.” diye konuştu.

Yener, salebin doğal olanının tercih edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Kentte dondurma üretimi yapan bir işletme müdürü Sırrı Yanık da salebin dondurmanın özü olduğunu hatırlattı.

Kış aylarında bol bol salep tüketilmesini tavsiye eden Yanık, “Salebin her şeye faydası var. Güç verir, enerji verir, soğuğa karşı kalkan olur insana. Kışın insanların içinizi ısıtacak bir üründür.” dedi.

Salep Kışın yoğun ilgi görüyor

Hilal İzgezer, Mersin’den gezmek için geldiklerini kentte salebin tadına baktıklarını ve çok beğendiklerini söyledi.

Salebin kışın tüketilmesi gerektiği belirten İzgezer “Salep çok güzel bir içecek. Kışın soğuk algınlıklarına, boğaz ağrısına bol tarçınlı içerseniz daha güzel olur. Benim boğazıma çok iyi geliyor. Kışın sürekli salep içiyorum. Kahramanmaraş dediğinde akla ilk gelen yazın dondurma kışın ise saleptir.” ifadelerini kullandı.

Azerbaycan’dan turistik amaçlı Kahramanmaraş’a gelen Aysel Tokat da ilk kez denediği salebi çok beğendiğini belirterek, “Ben Azeriyim. Bizde bu içecek yok. Türkiye’de içmeye başladım ve çok sevdim.” dedi. AA

SUPER MARİO RUN, APP STORE’DA REKOR İNDİRME

Nintendo’nun ilk resmi onaylı mobil oyunu olan Super Mario Run, ilk 4 günde toplamda 40 milyon indirilme sayısına ulaşarak rekor kırdı

Super Mario Run akıllı telefon kullanıcılarının zamanlarını yoğun olarak geçirdikleri ve adeta tutku haline gelen oyunların arasına girdi. Oyun tutkusunun insan sağlığı ve psikoloji üzerine bir çok değerlendirmelere bile konu oldu.

Bir çok firma bu ihtiyaca cevap verebilmek üzere bir çok oyunu kullanıcıların hizmetine sundu. Bu süreç hızlı bir şekilde devam etmekte.

Super Mario Run 150 ülkede aktif

Oyun Türkiye ile birlikte toplam 150 ülkede teknoloji kullanıcılarının kullanımına sunuldu. Super Mario 2.85 milyon kez indirilme ilgisini ve başarısını gösterdi. Nintendo tarafından yapılan açıklamayla Super Mario Run, ilk 4 günde toplamda 40 milyon indirilme sayısına ulaşarak önemli bir ilgi gördü.Oyun böylece ilk dört günlük zaman diliminde App Store’da en çok indirilen uygulama rekorunu kırdı.

Bir diğer fenomen oyun olma başarısını gösteren Pokemon Go, yaklaşık 2 haftada 30 milyon indirilme sayısına ulaşmıştı. Yalnız oyun her ülke için aynı anda piyasaya teknoloji meraklılarına sunulmamış olması sebebi ile daha fazla ilgi görmesi zamana yayılmıştı.

150 ülkenin 140’ında ücretsiz oyun kategorisinin en üstünede sırada bulunan Super Mario Run, aynı zamanda 100 farklı ülkenin en çok hasılat yapan 10 oyunu arasında yer edinerek önemli bir ilgi odağı oldu.

Oyun içi satın almalarla birlikte 21 milyon dolar gelir elde eden Super Mario Run’ın sadece iOS platformu için aktif durumda olduğunu özellikle belirtelim.

Oyunun tamamını oynamak için ise 27 TL ödemeyi gözden çıkarmanız gerekiyor. Sanal oyun platformunda akıllı telefon uygulamalarının hızla artığı dikkate alınırsa önümüzdeki zaman aralığında ilginin hızla artması kaçınılmaz görülüyor.

 

Deritel Bileklik Kuru Kafa Metal Aksesuarlı

Gerçek Deri Erkek Bileklik – Kuru Kafa Metal Aksesuarlı

Deritel tarafından üretilen gerçek deri bileklik Kuru Kafa metal aksesuarlı. Metal ve deri seven tüm bileklik tutunları için hazırlandı. Hüzünlü ve sevinçli olan iç dünyamızı anlatmak için tasarlandı.

Deritel bileklikler görsel bir tasarım ile kolunuzu süsleyecek. Bileğinizde harika bir görünüm ile sizleri farklı gösterecek ve sizi mutlu kılacak.

deritel-kuru-kafa-bileklik-600x600Gerçek deri üzeri , Sade, naturel ve şık  bir görünüme sahip bu deri bileklik ile kendi tarzınızı ortaya koyabilirsiniz. El emeği, güz nuru ve alınteri ile Türkiye’de üretildi.

Çıtçıt mekanizması ile kolunuza  göre ayarlayabilir, kolayca takıp çıkarabilirsiniz. Kaliteli, Sade, şık ve iyi bir görsele sahip ürünleri tercih edenler için ideal bir deri aksesuar ürünü.

Deri bileklik teninizle iyi bir uyum sağlar ve kullandıkça canlanır. Gerçek deri olması sebebi ile sağlığınıza ve doğaya zarar vermez. Gönül rahatlığı ile uzun süre kullanabilirsiniz. Teninizle gerçek derinin uyumu her zaman tam not alır.

Ücretsiz kargo imkanı ve aynı gün hızlı gönderi hizmeti sizlere sunduğumuz sürekli bir hizmettir. Saat 16:00’a kadar olan tüm siparişleriniz aynı gün kargo ile sizlere siparişleriniz yollanır.

Beğeninizi kazanacağımızı umuyoruz. Öneri ve dileklerinizi bizimle paylaşırsanız biz memnun oluruz. farklı model ve tasarımda isteğinizi ayrıca bize iletebilirsiniz.

Sürpriz kampanyalarımız sürekli olarak sizlere iyi bir hizmet sunmamıza vesile olacak. Siparişleriniz aynı gün hızlı gönderi ile sizlere kargoya verilir.

Kapalı Çarşı Eski Günlerini Arıyor

Kapalı çarşı esnafı bu sıralar çok dertli. Geçmişin eski günleri olmasa da masraflarını çıkarıp evlerine minimum ihtiyacını götürmek isteyen çok sayıda esnaf bulunuyor.
kapali-carsi-650x340
Rusya uçağının düşürülmesi, Sultanahmet, Beyoğlu, Vezneciler’de yapılan canlı bombalar ile intihar saldırıları tarihi kapalı çarşı ticaretini ve yaşamını vurmuş durumda. Esnaf bir buçuk yılı aşkın süredir turist sayısında ciddi azalma karşısında ayakta durmaya çalışıyor.
Maliyetlerin yüksek olduğu ve ticaretin adeta durma noktasına geldiği kapalı çarşıda esnaf bazen siftah yapmadan işyerlerini akşam kapayarak evine dönüyor.

Altın, döviz, halı, el işleme ürünler, hediyelik eşyalar, deri ürünleri gibi önemli başlıklarda bir zamanlar ekonomiye yön veren bu dünyanın en büyük ve en eski çarşısı o günlerini arar olmuş.

Geçenlerde Kapalı Çarşı esnafı olan dostlarımdan birini ziyaret ettim. Düşünceli ve çaresiz gördüm kendisini. Daha ne kadar dayanacağız? Ne olacak bizim halimiz? diye bana soruyordu. Doğrusu bende çok doyurucu bir cevap veremedim. Zira ekonominin her geçen gün daha da sorunlarla karşılaşacağını bekliyorum. Öncelikle hükümetin yanlış ekonomik politikalarının temelinde üretime dayalı bir anlayışın olmayışı ve hatalarda ısrar edişi benim bu kanıya sahip olmama neden.
Esnaf dostum yaklaşık bir yıl süredir maliyetlerini cepten karşılamakta. Çok daha yüksek kirası olan esnafların yavaş yavaş işyerlerini kapattığını ve çok sayıda esnafın kapandığını belirtti.
4000 civarında dükkanın bulunduğu ve yaklaşık 25.000 kişiye iş olanağı sağladığı ve Turizm sektörüne Türkiye ekonomisine önemli bir katma değer sağladığı göz önünde bulundurulursa tahribatın ne kadar ciddi olduğunu anlayabilirsiniz.

Kapaşı Çarşı esnafı işyelerini kapatıyor

kapali-carsi-cesme-875x350

600 üzerinde işyerinin kapandığı bu günlerde haber oldu gazete ve sanal medyada. 2016 yılı sonu itibarı ile 1500 işyerinin işyerlerini kapatması tahmin ediliyor. Yaklaşık % 90’ı Turist müşterilerden oluşan bu piyasa Turizm sektörünün adeta çökmesi ile sıkıntı her geçen gün büyüyor. 10.000 kişinin şimdiden işlerini kaybettiği belirtiliyor.
Öncelikle sorunların çözümünde Hükümetten beklenen birinci konu halk ile bir olup sorunlara çözüm aranmasıdır. İkinci olarak esnafın dayanışma kavramlarına yeniden kavuşması ve sahip olmasıdır. Görülen ise hükümetin ülke sorunlarını ikinci plana koyduğu ve kendi iktidar meselelerini öncelik haline getirdiğidir.
Tez elden herkesin ciddi bir şekilde anlayış değişikliğine gitmesi gerekiyor. Sorunlar daha büyümeden.
1460 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan bu tarihi çarşıya yaraşır bir aylayış ile tekrar üreten ve ekonomiye katlı sunan bir hale gelmesi tek dileğimiz.

www.deritel.com

Soğuk algınlığı ve gripten kurtulma önerileri

Trthaber tarafından haberleştirilen bu konu için Uzmanlar, bitkisel ürünlerin kış aylarında bağışıklık sisteminin güçlenmesine katkı sağladığını belirterek, zerdeçal, adaçayı, sarımsak gibi doğal ürünlerin tüketilmesini öneriyor

Havaların soğumaya başlaması ile ile birlikte gribal enfeksiyonlarda da artış yaşanıyor. Uzmanlar, bağışıklık sistemini güçlendirmek için doğada bulunan doğal bazı besinlerin tüketilmesi önerirken, bağışıklık sisteminin desteklenmesi ve güçlendirilmesiyle, hastalıklara karşı direnç kazanarak soğuk algınlığı, grip ve diğer hastalıklardan korunmanın kolay olduğunu belirtiyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Fatma Baysal Yusuf, “Bağışıklık sistemini güçlendirmek için iyi dinlenmek, beslenmeye dikkat etmek ve stresten uzak durmak çok önemli. Bunların yanında bağışıklık sistemini güçlendiren bitkilerden de destek almak faydalı olacaktır” dedi.

Neleri tüketmek gerekli?

 

Yusuf, zerdeçalın özellikle iltihap giderici ve bağırsak destekleyici özellikleri ile soğuk algınlığında tüketilmesi gerektiğini ifade ederek, “Grip kaynaklı oluşan bulantı durumunu azaltıcı etkisi de vardır. Kullanırken miktara dikkat edilmelidir. Süte eklenerek de tüketilebilir. Zerdeçal, içerdiği ‘curcumin’ maddesi ile antikanserojen etki göstermektedir. Her gün bir tatlı kaşığı bal ile zerdeçalı öksürük ve soğuk algınlığında tüketebilirsiniz” şeklinde konuştu.

Diyet Uzmanı Fatma Baysal Yusuf, şöyle devam etti: “Adaçayı antiseptik özelliği nedeniyle özellikle boğaz ağrısına iltihap azaltıcı özelliği sahiptir. Demlenmiş adaçayını ılıtılmış olarak gargara şeklinde kullanabilirsiniz. Ayrıca sarımsağın içindeki ‘allisinin’ güçlü bir antioksidandır. Bu nedenle zeytinyağlı yemeklerinize çiğ halde veya ezerek ekleyin. Sahip olduğu içerik ile enfeksiyon durumlarında da sarımsak büyük bir destekçiniz olacaktır.”  İHA

Doğal beslenmenin ne kadar önemli oduğunu uzmanlar sürekli belirtiyorlar..

Nobel Ödülü

Alfred Bernhard Nobel  : 21 Ekim 1833, Stokholm doğumu – 10 Aralık 1896, San Remo ölümü), İsveçli bilim adamı  kimyager ve mühendis alanında çalışmalarda bulunmuştur. dinamitin mucidi olarak biliniz. Vasiyetiyle Nobel Ödülleri’ni başlatmıştır.
Nobel Ödülü ilk kez, 27 Kasım 1895 tarihli ve 30 Aralık 1896 tarihinde Stockholm’de açıklanan Alfred Bernhard Nobel vasiyetnamesiyle onun tarafından kurulan derneğin verdiği, insanlığa hizmet edenleri ödüllendirmek amacını dünya çapında taşıyan prestijli bir ödüldür. İlk Nobel Ödülleri 1901 tarihinde verilmeye başlanmıştır.

Nobel Ödülü  Tarihçesi

Nobel Ödülleri, (İsveççe: Nobelpriset, Norveççe: Nobelprisen) İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi, İsveç Akademisi, Karolinska Enstitüsü ve Norveç Nobel Komitesi tarafından kişiler veya kuruluşlara fizik, kimya, edebiyat, barış ve Fizyoloji veya Tıp alanlarındaki olağanüstü çalışmalara verilmektedir. 1895 yılındaki Alfred Nobel’in vasiyeti doğrultusunda, 1896 yılından bu yana Nobel Vakfı tarafından organizasyon yönetilmekte ve yürütülmektedir. Ekonomi dalında verilen bir başka ödül ise 1968 yılında Sveriges Riksbank ile Merkez bankasının İsveç ekonomisine yapmış olduğu başarılı katkılar nedeniyle verilmeye başlanmıştır.
Her yıl Her ödül belirlenmiş ayrı bir komite tarafından verilir; İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi fizik, kimya, ekonomi alanındaki ödülleri, Karolinska Enstitüsü Fizyoloji veya Tıp alanındaki ödülleri ve Norveç Nobel Komitesi edebiyat alanındaki ödülleri vermektedir. Norveç Parlamentosunca İsveç Akademisinden seçilen beş kişilik bir kurul ise barış alanındaki ödülleri yönetir ve seçilen ödülleri verir.
Ödül almayı hak eden kişi veya kurum bir madalya, bir diploma ve yıllar içinde değişen ve o yıl için açıklanan miktarda para ödülü almaktadır. 1901 yılında Nobel Ödülünü ilk alanlara 150,782 SEK verildi. Bu ödül Aralık 2007 yılındaki 7,731,004 SEK’e eşitti. 10 Aralık 2008 tarihinde Stockholm’de yapılan Nobel’in ölüm yıldönümü törenlerinde, ödülü kazananlara 10,000,000 SEK  para ödülü ile ödüllendirilmiştir.
2011 yılı itibariyle, 20 kuruluş ve 69 ekonomi alanında ödül kazananlar da başra olmak üzere toplam 826 kişi ve kuruluşa ödül verilmiştir.
Tarihte Dört Nobel ödülü sahibine, Nobel Ödülünü alması amacıyla kendi hükümetleri tarafından izin verilmedi. Almanya Adolf Hitler hükümeti, Richard Kuhn (kimya, 1938), Adolf Butenandt (kimya, 1939) ve Gerhard Domagk (Fizyololji veya Tıp, 1939)’ın ödüllerini almasına izin vermedi. Sovyetler Birliği’nin baskısı doğrultusunda Boris Pasternak (edebiyat, 1958) ödülü reddetti. Ayrıca Nobel Ödülü almaya hak kazanan Jean-Paul Sartre (edebiyat, 1964) ve Lê Ðức Thọ (Barış, 1973) ödüllerini almayı rededdiler. Bunlardan Sartre hayatı boyunca tüm resmi ödülleri kabul etmemiş ve geri çevirmiş bir edebiyatçıydı. Lê Ðức Thọ ise o yıllarda Vietnam’ın içinde bulunduğu durum nedeniyle ödülü almamıştır.
Uluslararası Kızıl Haç Komitesi kurulduğu günden, bugüne kadar Nobel Barış Ödülünü altı defa almaya hak kazanmış en birinci kurum olarak göze çarpıyor. 826 Nobel ödülü kazanandan, 43’ü kadındır; Marie Curie 1903 yılında fizik alanında ilk Nobel Ödülünü kazanan kadın olmuştur. Curie ayrıca 1911 yılında Nobel kimya ödülünü almaya da hak kazanmıştır ender kadınlardan biridir.
Nobel Ödülü dış nedenler, aday olmamasına bağlı olarak verilmediği yıllardaki para ödülleri, ödülü vermeye yetkili temsilciliklerin fonlarına iade edilmektedir. 1940 ve 1942 yılları arasında II. Dünya Savaşı nedeniyle Nobel Ödülleri verilememiş ve onun dışında düzenli olarak bu ödüller verilmektedir.

Türkiye’ye ilk Nobel ödülünü 2006 yılında Orhan Pamuk edebiyat dalında getirmişti. Ülkemizden Nobel Ödülü’nü kazanan ikinci isim ise Prof.Dr. Aziz Sancar kimya alanında yaptığı çalışmalar ile hak kazandı.
Edebiyatçı Yaşar Kemal Nobel Ödülüne aday gösterildiği ve kazanacağı beklendiği halde ancak ödülü bir türlü alamadı. Türkiye’den Nobel Edebiyat Ödülü’ne aday gösterilip ödülü alamayan diğer iki isim ise Leyla Erbil ve İlhan Berk olmuştu.

Fazla kilolardan kurtulmak için 8 tavsiye

trthaner.com haber sitesinde Uzman Diyetisyen Serkan Tutar tarafından fazla kilolardan kurtulmak için 8 tavsiye önerdi. Modern çağın  kilo sorunu olan hemen herkesin ortak derdinin fazla kilolardan kurtulmak ve ideal beden ölçülerine kavuşmak olduğunu söyledi.

Uzman Diyetisyen Serkan Tutar, fazla kilolardan kurtulup ideal beden için 8 formülü şöyle sıraladı. Deritel olarak sağlıklı bir bedene kavuşmanız için bu tavsiyelere dikkatlice uymanızı öneriyoruz.

 

1-Bol miktarda su tüketin

Patates cipsi tüketip gözyaşı dökmektense önce bir bardak su içmeyi denemelisiniz. İnsanlar bazen açlık duygusu ile susuzluk ihtiyacını karıştırdıkları için gereksiz besinler tüketirler. Bunun yerine bir bardak soğuk su içmeyi denemelisiniz. Soğuk suyun ekstra kalori yakımına destek olduğu da unutulmamalıdır. Ayrıca içtiğiniz su içerisine elma, salatalık, yeşillik, karanfil ve tarçın ekleyebilirsiniz.

2- Gece aperatiflerinde seçici olun

Gün içerisinde en mantıksız besin seçimlerini evimize gelip oturup dinlendiğimiz zaman yaparız. Özellikle akşam yemek sonrasında şuursuzca besin tüketimi gerçekleşen çok kişi vardır. Bunu engellemenin en basit yolu ortalama 100 kalorilik bir ara öğün seçimi yapmanızdır. Örneğin yarım su bardağı light dondurma gibi. Belli bir saatten sonra mutfağın kapısını kapatmayı unutmayın.

3- En sevdiğiniz yiyecekleri keyfini çıkarın

Hayatta birçok konuda seçici olan bizler yemek konusunda seçim yapmadan her besini tüketebiliyoruz. Her besini tüketmek yerine favori besinlerinizi daha ön planda tutarak beslenme programı uygulayabilirsiniz. Ama burada da porsiyon kontrolü önemlidir. Sevdiğiniz kurabiyeyi bir paket veya kilo ile almaktansa bir adet alabilirsiniz. Veya son zamanlarda moda olan küçük porsiyon miktarlarından daha fazla adet almaktansa bir tane büyük porsiyon tüketmelisiniz. Çünkü elinizin altında sevdiğiniz besini sürekli bulundurmanızda risktir.

4- Gün içinde az ama çeşitli besinler tüketin

Amacınız kilo kaybetmekse günlük aldığınız kalori miktarını azaltmalısınız. Her zaman aç olduğunuzda daha düşük kalorili besinleri seçmeniz doğru seçim olacaktır. Yapılan çalışmalar günde 4-5 öğün tüketen kişilerde iştah kontrolü ve kilo kaybının daha iyi olduğunu göstermektedir. Gün içerisinde yemeklerin veya atıştırmalıkların bölünmesi, yemekten aldığınız keyfi de arttıracaktır.

5- Her öğünde protein tüketin

Protein hem karbonhidratlardan hem de yağlardan daha uzun süre tokluk hissi verir. Aynı zamanda yağ yakımını hızlandıran protein bunlara ek olarak kas kütlenizin korunmasına da yardımcı olacaktır. Kısacası ana yemekler ve aperatifler için deniz ürünleri, et, yumurta, yoğurt, peynir, soya, fındık veya kurubaklabil gibi sağlıklı proteinleri tercih etmelisiniz.

6- Yemekleri baharatlarla renklendirin

Ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da baharatlar sıklıkla yemeklerde kullanılmaktadır. Eğer kendinize farklı yemekler hazırlamak ve damak tadınızı geliştirmek istiyorsanız yemeklerinizde baharatları ihmal etmeyin. Damak tadınızın gelişmesi yemeklerden daha tatmin olmanızı sağlayacağı için daha az besin tüketimini de sağlayacaktır. Ayrıca tatlı tüketimini seven kişilerin acılı baharatları tüketmesi tatlıya olan eğilimini azaltacağı unutulmamalıdır.

7- Lifli besinleri ihmal etmeyin

Kabızlık probleminiz varsa kilo kaybetmeniz işkenceye dönebilir. Çünkü çalışmayan bir barsak sistemi yaşam kalitenizi düşüren başlıca etmendir. Bu sıkıntıyı yaşamamak için lifli besinleri sofranızdan eksik etmemelisiniz. Lifli besinler kabızlığı önlemesinin yanı sıra kolesterolü de düşürür. Ortalama 1000 kalori başına 14 gram lif alınmalıdır. Erkeklerde 38 gram lif alması gerekirken kadınlarda bu rakam 25 gramdır. Bu miktarın alınması için gün içerisindeki beslenme programınızda salata, baklagil, kuruyemişler ve meyveleri ihmal etmemelisiniz.

8-Yavaş kilo verin

Eğer hızlı kilo kaybı hevesliyseniz ömrünüzün sonuna kadar kilo probleminiz devam edecek anlamına gelmektedir. Çünkü kilonun kalıcılığı için yavaş kilo vermek en doğru yoldur. Ama bireyler için en önemli unsur hızlı kilo kaybı olduğu sürece sürekli farklı uzmanların kapısını çalacak ama sonuç hep hüsran olacaktır. Eğer ayda tüm vücut ağırlığınızın yüzde5-yüzde10 arasında kilo kaybınız varsa başarılısınız demektir.” İHA

fazla-kilo-650x350

Mobil cihazlar için fotoğraf uygulamaları

fotograf-uygulamalari-650x350

Mobil cihazlar fotoğraf uygulamaları son yıllarda yaşamımızı tamamen kuşattı. Sosyal medya çılgınlığı bu yaşamımızı kuşatmanın en belirgin uygulamalarını görmek tüm yaşamda mümkün artık.  Yaşamın tüm alanlarını resimleyip paylaşmak kaçınılmaz oluyor.

Bu yazımızda size telefonunuzda bulunması gereken 5 kullanışlı fotoğraf uygulama hakkında kısa ve öz bir bilgi kaleme aldık.

Mobil cihaz kullanan milyonlarca kişi ,Gerek özçekimler gerekse çekilen manzaraların fotoğraflarını çeşitli platformlarda paylaşmayı adeta yaşamının en önemli eylemi haline getirid.. Bu fotoğrafları düzenlemek ise kullanıcıların için ek bilgi ve beceri gerektiren konusu. Aşağıda belirteceğimiz uygulamaların Hem Android, hemde IOS kullanıcıları tarafından kolayca edinilebilir. En kullanışlı ve ücretsiz uygulamalarımızdan ilki Pixlr. Yazılımı.

Pixlr

Denediğimiz çoğu uygulama arasında birinci sıraya Pixlr adlı fotoğraf uygulamaları göstermek istedik. Gerek sunduğu çeşitlilik gerekse de pratik kullanımı ile her telefonda olması gereken bir uygulama olduğunu biz tavsiye ediyoruz. Filtrelerin çeşitliliği gayet yeterli. Ayrıca profesyonel ayarların sunan uygulama da splash, heal, autofix , sharpen gibi tonlama ayarı yapabileceğiniz hatta etrafınızdaki cisimleri resimden silebileceğiniz birçok özellik mevcut. Uygulama App Store’ da “Pixlr – Photo Editor” Google Play’ de ise “Pixlr – Free Photo Editor” olarak geçmekte.

Prisma

Kendine has filtreleri ile fotoğraf uygulamalarına yeni bir soluk kazandıran Prisma 2. sıramızda yer alıyor. Daha önce hiçbir uygulamada görmediğimiz birkaç efekti, uygulamanın bir anda popüler olmasındaki en büyük etken özelliği kazandırıyor. Sadece efekt ekleyebildiğimiz bu uygulamayı App Store ve Google Play’ de “Prisma” olarak bulabilirsiniz.

Aviary

Yine Prisma fotoğraf uygulamaları gibi, Aviary’ de efektler yanında daha detaylı özellikler sunuyor. Peki Aviary’ nin farkı ne ? Aviary, kendine ait bir sosyal medya ağı tarzı platform bulunduruyor. Kullanıcılar tarih, doğa, spor gibi çok çeşitli kategorilerden birini seçip onunla ilgili resimler çekip paylaşabiliyor. Bu sayede çok fazla yaratıcı içerik ortaya çıkarken kullanımı bir hayli karıştırıyor diyebiliriz. Bu yüzden listemizin 3. sırasında yer vermek istedik. Uygulamaya Google Play ve App Store’ den “Photo Editor by Aviary” yazarak ulaşabilirsiniz.

PS Express

Haberimizde son olarak herkesin bildiği Photoshop uygulamasına yer veriyoruz. Tabi ki CC sürümü kadar çok çeşitlilik ve sınırsız imkan sağlamasını bekleyemeyiz. Uygulama filtre konusunda çeşitliliği az ve ücretli içeriklerde sunuyor. Premium üyeliği aktif ederseniz kendi filtrenizi bile yapma şansınız olduğunu da belirtelim. Uygulamaya Google Play ve App Store için “Adobe Photoshop Express” yazarak ulaşabilirsiniz.

Ayrıca uygulamaların hepsinin ücretsiz olduğunu ve çoğu zaman güncelleme aldığını belirtelim. Mynet tarafından derlenen bu bilgiyi deritel olarak sizlerle paylaşmakta fayda gördü.  Umarız bu bilgiler size faydalı olur.

Altın Safran Belgesel Film Festivali

Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali“, her yıl eylül ayında, Safranbolu kaymakamlığı ve Belediyesi öncülüğünde düzenlenen, özellikle Türkiye’nin kültürel mirasına sahip çıkmak ve bu alanda eserleri desteklemek amaçlı hazırlanan belgesellere yönelik uluslararası bir festivaldir. 2
000 yılından beri düzenlenen festivalde yarışmaya katılacak filmler profesyonel ve desteklenmesi gereken filmler olmak üzere 2 kategoride değerlendirilmektedir.

altin-safran-filim-festivalli-650x350

Festival Komitesi

T. C. Safranbolu Kaymakamlığı, T. C. Safranbolu Belediyesi, T. C. Karabük Üniversitesi, Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası, Safranbolu Esnaf ve Sanatkarları Odası, Safranbolu Esnaf Kefalet Odası, Safranbolu Şoförler ve Otomobilciler Odası,Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı,Safranbolu Turizme Katkıda Bulunan Esnaflar Derneği,Safranbolu Turizm İşletmecileri Derneği,T. C. Karabük Valiliği
Ödüller
Üç alanda yarışmaya eserler kabul edilmektedir. Profesyonel belgesel yarışması, Amatör belgesel yarışması ve Fotoğraf  dalında üç ödül verilmektedir. Altın Safran Ödül Heykelciği ve para olarak her yıl belirlenen bir tutar yarışma birincilerine verilmektedir.
17. sini düzenleyeceğimiz Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali 29 Eylül – 2 Ekim 2016 tarihleri arasında yapılmıştır. Tarik, kültür ve doğa ile bütünleşmiş ilçede kültür etkinlikler ile bu özelliğini duyurma gayretindedir.

17. Uluslararası Altın Safran Fotoğraf Yarışması

“Medeniyetimizin Manevi Dinamikleri” yan temalı fotoğraf yarışmasında 535 katılımcının 1926 eseri jüri tarafından değerlendirildi.

1.Altın Safran Ödül Heykelciği – FIAP Altın Madalya  Semih SOYCAN (TÜRKİYE), 2. Altın Safran Ödül Heykelciği – FIAP Gümüş Madalya Amir Hossein KAMALI  (İRAN), 3.Altın Safran Ödül Heykelciği – FIAP Bronz Madalya İsa CIDA (TÜRKİYE), Safranbolu Özel Ödülü Altın Safran Ödül Heykelciği Mesut ÇELENK (TÜRKİYE).
Karabük Üniversitesi Safranbolu Güzel Sanatlar Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen törende, yarışmada, Oğuzhan Alparslan’ın yönettiği ”Maneviyatını Koruyan Şehir İstanbul” isimli belgeselin birinci, Cemalettin İrken’in yönettiği “Anadolu’nun Gözü Gülcan Acar” isimli belgeselin ikinci ve Yalçın Yelence’nin yönettiği “Ani ve Ararat” isimli belgeselin üçüncü seçildiği bildirildi.

Safranbolu Karabük iline bağlıdır

Safranbolu Karabük iline bağlı tarihi ve şirin bir ilçedir. Sahip olduğu zengin kültürel mirası kent ölçeğinde korumadaki başarısı nedeniyle Safranbolu’yu “Dünya kenti” yapmış ve Safranbolu, UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu) tarafından 17 Aralık 1994 tarihinde “Dünya Miras Listesi” ne alınmıştır.

Ayrıca 2003 yılında Rodos’ta yapılan UNESCO Dünya Miras Şehirleri Organizasyonu Dünya Konferansı’nda en iyi korunan 20 kentten biri seçilen Safranbolu, ülkemizde bulunan yaklaşık 50.000 kadar korunması gerekli kültür ve tabiat varlığının yaklaşık 1500’ünü bünyesinde barındırmaktadır.
Deriten.com olarak kültür alanında tüm projeleri değerli ve desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Altın safran belgesel filim festivali organizasyonunu yapan kurumları ve sanatçı ve sanatçı adaylarını tebrik ediyoruz.

Uluslararası Antalya Film Festivali

Uluslararası Antalya Film Festivali Altın portakal film festivali olarak anılmaktadır.  2015’ten önceki adıyla Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali  1964 yılından bu yana Antalya’da düzenlenmektedir. Türkiye’nin en önemli film festivali özelliği ile canlı ve ilgi odağı olmaya devam etmektedir.
Festival, Antalya Büyükşehir Belediyesi (ABB) tarafından her yılın sonbahar mevsiminde Antalya Kültür Merkezi (AKM) ve Cam Piramit’te gerçekleştirilmektedir.

antalya-filim-fetivali-650x350
Antalya Altın Portakal Film Festivali, Avrupa ve Asya’nın en köklü film festivallerinden biri olma özelliğine sahip. Türkiye’nin ise en eski ve uzun soluklu film festivalidir. Festival, 2005 yılından bu yana Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali adıyla düzenlenmekte ve gerçekleşmektedir. Festival programı içinde uluslararası yarışma bölümü ile daha canlı ve daha yaygın hale gelmiştir.
1959 yılında Antalya film festivali olarak başlayan program her yıl tekrarlanarak günümüze kadar ulaşmıştır. Ayrıca her yıl geleneksel hale gelen geçiş korteji ile sanatçıların halk ve Antalya ile haya iyi buluşması sağlanmış ve bu uygulama çok ses getirilmiştir. 1964 yılında verilen en iyi film Gurbet Kuşları isimli eser olmuştur. 2015 yılında ise en iyi film Oktay Kaynarca filmi olan Sarmaşık isim eser almıştır.
Düzenlenme şekli, organizasyon heyeti gibi konularda daima tartışmaların yaşantı bu film festivalinin başarısında siyasi etkinin azalması olumlu katkı yapcaktır.

Altın Portakal Heykelciği

Altın Portakal Festivali  programı başlamasına  günler kala Antalya şehir merkezinin bir çok yerine ine festival ödülü olan Venüs Heykeli’nin daha büyük bir şekli yerleştirilir.
Altın Portakal Heykelciği ya da Venüs Heykeli 2005 yılına kadar Altın Portakal ödülü olarak en iyi firime verilmiştir. 2005-2008 yıllarında ödülün şekli değiştirilmiştir. 2009 yılından itibaren düzenlenen  festivalden bu yana yeniden Venüs heykeli ödül olarak verilmeye başlanmıştır. Altın renginde olan heykelcik sol elinde portakal tutan bir kadın biçiminde tasarlanmıştır.

Jüri

Altın Portakal jürileri festival yürütme kurulu tarafından belirlenir; Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisi en az 7 kişiden; Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jürisi en az 5 kişiden oluşur.

Ödüller

Altın Portakal Film Festivalinde ödüller üç ana dalda verilmektedir. Ulusal ve Uluslararası Yarışma´nın yanı sıra, Ulusal Belgesel Film Yarışması ve Ulusal Kısa Film Yarışması da yer almaktadır. Festivalimizde ayrıca, başta Asya ve Avrupa sineması olmak üzere, dünya sinemasının önemli ve saygın isimlerinin filmleri de sinemaseverlerle buluşmaktadır. Verilen ödül rakamları her yıl değişmektedir.
Türk sinemasının en önemli değerlendirme ve sanat alanından biri olan Altın portakal film festivalinin daha etkin ve daha verimli olması için çalışmaların daha verimli olması gerekiyor.

Kadıköy’deki ‘Karikatür Evi’ sanatseverlerin hizmetine girdi

Kadıköy Belediyesi tarafından Hasanpaşa’da hayata geçirilen “ Karikatür Evi ” kapılarını sanat severlere açtı.
Hasanpaşa’da 1906 yılında yapılan ve aslına uygun restore edilen tarihi ahşap köşk, “ Karikatür Evi ” Karikatür Günleri dolayısıyla  olarak sanatsever tüm yurttaşların hizmet

karikatur-evi-650x350

Karikatür Evi’nin açılışına, Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Karikatürcüler Derneği Başkanı Metin Peker, Müjdat Gezen, karikatüristler Kamil Yavuz, Erhan Candan, Oğuz Gürel, Akdağ Saydut ve Raşit Yakalı’nın yanı sıra karikatür severler de katıldı.

Belediye başkanı Nuhoğlu, mizah ve karikatürün önemine işaret ederek, eleştirinin toplumun gelişmesini sağladığını söyledi.

Mizahı “yumuşatan, gülümseten ve ciddi şekilde düşündüren bir sanat dalı” olarak tanımlayan Nuhoğlu, “Bu anlamda mizahın gelişmesini istiyoruz. Aslında gergin, sert yüzler yerine, gülen, esprileri hoş karşılayan bir yapı istiyoruz.” dedi.

Karikatür Evi’nde atölye çalışmaları, paneller ve sergiler yapılacağını kaydeden Nuhoğlu, şu bilgileri verdi:

“Aslında, burası yaşayan bir bina olacak. İnsanlar buraya gezmek ve zaman geçirmek amacıyla da gelebilirler. Burası hem farklı yaş gruplarının atölye çalışmaları yapabileceği bir alan hem de gezip, dinlenip, sohbet edebilecekleri bir alan olacak. Karikatürcüler Derneği ile beraber bu çalışma yapıldı. Onların ciddi katkıları oldu bu projeye. Biz her zaman tarafları bir araya getirerek proje oluşturuyoruz. Dernek ile karikatürcüler sürekli bu projenin içinde bulunacak. Burası, yılın 12 ayı açık olacak.”

Lise yıllarında karikatür çizmeye ilgisi olduğunu anlatan Nuhoğlu, Karikatür Evi’nin kapılarının tüm karikatüristlere açık olduğunu belirtti.

“Ustaların Çizgileri” isimli sergi açıldı

Karikatür Evi Birim Sorumlusu Meriç Karçal, etkinliğin “Ustaların Çizgileri” isimli sergiyle başladığını ifade ederek, sergide, Turhan Selçuk’tan Oğuz Aral’a 26 orijinal eserin yer aldığını söyledi.

Serginin, 23 Ekim’e kadar ziyaret edilebileceğini bildiren Karçal, mekandaki tüm etkinliklerin ücretsiz olacağını aktardı.

Karçal, çizgiye ilgisi ve merakı olan genç ve çocukları çizerlerle buluşturma noktası olarak tasarlanan binada, kütüphane ve arşiv de olacağını kaydetti.

Karikatür Günleri kapsamındaki etkinliklere de değinen Karçal, “Tan Oral, Tuncay Akgün, Akdağ Sadut ile yarın sohbetimiz olacak. Çocuklar için iki gün atölyeler yapılacak. Pazar ise animasyon ve illüstrasyona dönük sohbet gerçekleştirilecek. Orada da iki gün kısa animasyon filmler gösterilecek. Sohbete, filmlerin yönetmenleri, Bavul ve Ot dergisinin çizerleri katılacak. Etkinlik, 2 Ekim’de sona erecek.” ifadelerini kullandı.

Trthaber tarafından sanal yayına hazırlanan bu bilgiler ışığından deriten.com olarak sanat için yapılan tüm çalışmaları taktirle karşılıyoruz. Kadıköy belediyesi bünyesinde bu başarılı çalışmayı yapan tüm sanatseverlere başarılar diliyoruz ve tebrik ediyoruz.

Çin Dünya’nın En Büyük Teleskopunu Tamamladı.

5 yılda tamamlanan bu teleskop Çin’de FAST ismi ile faaliyete başladı. Bu özelliği ile Dünya’nın en büyüğü olma özelliğine sahip. Güneydoğu Çin’in Guizhou bölgesinde yapımı tamamlandı.

Merceğinin çapı 500 metre ile dünyanın en büyük teleskopu özelliği için özel bir platform hazırlandı ve 4450 adet panel bu platforma monte edilerek hazır hale getirildi.

Çin’de FAST ismi ile faaliyete başladı

teleskop-650x340

 

Beş yılı bulan  yoğun çalışmalar ile birlikte teleskopun yapımını tamamlayan Çin hükümeti bu projeyi gerçekleştirmek  için 180 milyon dolar gibi ciddi bir para harcadı.

Fransasız Liberation gazetesinin web sitesindeki habere göre, 5 yıllık bir çaba sonucunda ortaya çıkarılan teleskop, evrenin kökeninin ve uzayın başka bir yerinde yaşam olup olmadığının araştırılmasında insanlığa yeni bilgiler kazanmasında önemli bir potansiyele sahip. Bu konuda çalışmalar yapması beklenen teleskop ile önemli bilgilere ulaşılması bekleniyor.

Çin Astronomi Birliği’nin genel müdürü olan Wu Xiangping

Çin Astronomi Birliği’nin genel müdürü olan Wu Xiangping, “Daha hassas bir teleskoba sahip olarak, daha zayıf ve daha uzak radyo mesajlarını da alabileceğiz” diyor. “Galaksinin dışındaki akıllı hayatı aramada bize yardım edecek ve evrenimizin başlangıcını araştırabileceğiz”.

Veteknoloji.net isimli teknoloji sitesinde ise, teleskop sayesinde, uzay hareketlerinin gözlenebilmesi ve tanımlanamayan garip cisimlerin daha yakından incelenebilmesinin mümkün olacağı, özellikle hava hareketlerinin daha yakından incelenecek olmasının pek çok farklı verinin de ortaya çıkmasını sağlayabileceğine dair önemli değerlendirmeler bulunuyor..
Çevre uzunluğu 1.6 km olan FAST teleskobunun, bin ışık yılı ötesindeki iletimleri algılaması hedefleniyor. Daha basit bir ifadeyle teleskop, uzaydaki zayıf radyo sinyallerini tespit edecek. Ayrıca evrenin kökenine uzanan araştırmalar yapılacak ve dünya dışı varlıkların izi aranacak.

Projenin başındaki isim Nan Redong ise FAST’ı şu şekilde tanımladı: “Radyo teleskop, evrenden gelen beyaz gürültü içindeki anlamlı radyo mesajlarını dinleyen hassas bir kulağa benzetilebilir. Bu, bir fırtına sırasında ateş böceğinin çıkardığı sesi ayırt etmek gibi.

İyi olan bir şey ise daha tuhaf astronomik fenomenleri keşfedebileceğiniz örnekleri gözlemleme imkanına sahip olacağız.”

30 futbol sahası büyüklüğünde

30 futbol sahası büyüklüğündeki alanı ile büyük bir geniş alan kaplayan teleskop dünyada bir ilk. Daha önce Portoriko’da 300 metre genişliğinde, Almanya’da ise 100 metre genişliğinde benzer bir teleskop projesi hayata geçirilmişti. Buna karşın büyüklüğü ile rekor sayılan Çin’deki teleskopun çok daha yakın incelemelerin yapılmasını sağlayacağı açıklandı.

Resident Evil 7’nin donanım gereksinimleri açıklandı

Kenzo Tsujimoto yönetimindeki Japon oyun yapımcısı Capcom‘un geliştirdiği ve efsaneleşen oyun Resident Evil 7 yeni versiyonu olan yeni sürümü oyunu çok yakında oyun dünyasında yerini alacak.

 

Resident Evil 7’için PC’niz yeterlimi

resident-evil-650x360
Resident Evil 7’için: Biohazard adıyla tanımlanan oyunun 2017 yılının ilk aylarında satışa sunulacak. Yeni oyun için dananım özellikleri ve sistem bilgileri açıklanarak oyun meraklılarının hazırlıklı olması için bilgi verildi.
1996 yılında çıkan ilk sürüm oyunuyla iyi bir başlangıç yapan ve sonraki yıllarda çıkan oyunlarla oyuncuların beğenisini sürdüren Resident Evil serisi dünya çapında 61 milyonun üzerinde satış rakamı ile hatırı sayılır bir başarıya imza atmıştı.
Son olarak Resident Evil: Revelations 2 adıyla 2015 yılında çıkan oyun 24 Ocak 2017’de tüm dünya da 26 Ocak 2017′de de Japonya’da satışa çıkarak oyun severler ile buluşacak. Oyun Windows, Sony Playstation 4 ve Microsoft Xbox One platformları için yayınlanacak. Eski konsollar için gelecek bir sürüm bulunmuyor.

Resident Evil 7’için donanım

E3 2016‘da Sony etkinliğinde oynanış videolarını izlediğimiz oyunun donanım ve sistem gereksinimleri ise açıklandı. DirectX 11 destekleyecek oyun, Windows 7, Windows 8 ve Windows 10’un 64 bit olan sürümlerinde oynanabilecek.
Oyun severlerin Oyunu oynayabilmeleri içinse minimum 8 GB sistem belliğine sahip bilgisayar sistemleri ile çalışmakta. İşlemci olarak İntel tarafında 4. nesil işlemcilerden olan Haswell Core İ5-4460; AMD tarafında ise FX serisinden FX-6300 oyunu oynayabileceğiniz en alt işlemci. Performanslı olarak adlandırabileceğimiz işlemcilerin minimum destek düzeyi olarak belirlenmesi oyunun işlemcileri ne kadar zorlayacağının da bir göstergesi.

Ekran kartı olarak ise AMD’den R7 260X NVIDIA’dan ise Geforce GTX 760 minimum donanım ve sistem özelliğine sahip olması gerekiyor. Belirlenen minimum sistem gereksinimlerinin ise 1080P 30 FPS için belirlendiğini hatırlatalım. Yani 720P bir monitörünüz varsa oyunu daha alt seviye bir ekran kartı ve işlemci ile açabilmeniz mümkün.
Resident Evil 7’için Önerilen sistem gereksinimleri ise bir hayli yüksek olarak görülüyor. Ekran kartı olarak AMD Radeon R9 280X ve NVIDIA Geforce GTX 960 önerilen donanım ve  sistem gereksinimlerinde belirtilmiş.

RAM konusunda bir değişim olmazken yine 8 GB isteniyor. İşlemci olarak ise İntel Core İ7 3770 3.4 Hhz ve AMD’de karşıtı bir işlemci öneriliyor.
Kullandığınız bilgisayar sistemi donanım ve yazılım olarak bu özelliklere sahip ise gönül rahatlığı ile bu oyunu oynayabileceksiniz.
Tabi bu tür oyunların sizlere yeni PC ihtiyacı yaratabileceği ise diğer bir husus. Bu husus her oyun kullanıcısı için birinci derecede sorun teşkil ediyor.
Oyun bağımlılığına karşı teknoloji meraklılarına hatırlatma yapmak ise bizden. Lütfen yaşamınızda gerektiği kadar oyunlara yer veriniz.

Grip aşısı ne zaman olunmalı?

Trthaber tarafından haberleştirilen grip aşısı konusundaki habere göre Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, grip aşısı için en uygun dönemin Eylül ve Ekim ayları olduğunu söyledi.

grip-asisi-650x360

Grip aşısı zamanına dikkat

Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, okulların açılmasıyla birlikte hastalık şikayetlerinde artış olduğunu ve bu artışa karşı alınacak en iyi zamanın , grip aşısı için en uygun dönemin Eylül ve Ekim ayları olduğu konusunda aileleri uyardı.

Ailelerin çocuklarında görülen öksürük, yüksek ateş, burun tıkanıklığı, kulak ağrısı şikayetleri ile doktorlara başvurduklarını belirten Sefa Karaarslan, ”Aileleri grip salgını tam başlamadan Eylül ve Ekim aylarında çocuklarına grip aşısı yaptırmaları gerekir.

Grip aşısı senede bir kere uygulanıyor ve her yıl tekrarlanması tavsiye ediliyor. Grip salgını başladığı zaman birçok kişi hastalandığından artık aşı yaptırmanın çok fazla faydası kalmıyor. O nedenle salgın tam başlamadan ve insanlar hastalanmadan bu dönemde aşı yaptırsınlar.

Özellikle sağlık çalışanları hemşireler, doktorlar, hasta bakıcılar, 60 yaşın üzerindeki yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ya da bağışıklık sisteminde zayıflığı olan yaşlı hastalar, organ nakli yaptıranların özelikle ve öncelikle aşı yaptırmasını öneriyoruz. Grip slgınından korunmak isteyen herkes aşısını bu mevsimde yaptırabilir” dedi.

Gribal enfeksiyonlarda sonbahar en hassas dönem

Okulların açılması ile birlikte çocukların kalabalık, kapalı ve havasız ortamlarda birlikte olduklarını ifade eden Karaarslan, “Çocuklardan herhangi biri hasta olsa dahi uzun ders sürelerinde, hava yoluyla bu enfeksiyonlar çok kolay yayılıyor. Bu dönemde aileler doktorlara sıklıkla çocuklarında gece uykudan uyandıracak derecede öksürük, yüksek ateş, burun tıkanıklığı, burun akıntısı ve kulak ağrısı şikayetleri ile geliyorlar.

Özellikle Sonbahar ayının gelmesiyle üst hava yolları enfeksiyonları, viral, gribal ve nezle benzeri enfeksiyonların sıklığı artıyor. Bu dönemde hasta olan çocuklar okul ortamında hapşırırken, öksürürken bir mendil kullanarak enfeksiyonun yayılmasını önleyebilirler.

Teneffüs sürelerini de kapalı ortamlar yerine mümkün olduğunca açık havada geçirmeleri bulaşıcı hastalıklara karşı koruyacaktır” diye konuştu.

“Gribal enfeksiyonları önlemede öncelikle bol su içilmeli”

Çocukların beslenmelerine bu dönemde çok dikkat etmelerini, doğal ürünler ve mevsim sebze meyveleri ile beslenmelerini aynı zamanda bol su içmeleri gerektiğini belirten Karaarslan, şu tavsiyelerde bulundu: ”Üst solunum yolu salgılarını atıp boğaz bariyeri mukozasını nemlendirerek enfeksiyona karşı korumakta su çok önemli.

Gribal enfeksiyonlar karşısında öncelikle bol su içilmesini öneriyorum. Onun dışında doğal bitki çayları özellikle ıhlamur, adaçayı kuşburnu, zencefil bunlar hem hastalığı önleme açısından hem de hasta olduktan sonra daha kolay iyileşmek için önerdiğimiz ürünler arasında yer alıyor.

Aktarlarda satılan faydası kanıtlanmış doğal çayları da kullanabilirler. Bolca C vitamini alıp mevsim meyve ve sebzesi yemelerini öneriyorum”
Sonbahar geldi ve bizler her yıl olduğu gibi tedbirlerimizi almamız gerekiyor. Özellikle çocuklar ve yaşlılar için. Doğal beslenmenin önemi hastalılarda en dikat etmemiz gereken husus.

Garantili toner dolumu için dikkat etmeniz gereken hususlar

Teknoloji artık yaşamımızın tüm alanında. Bilgisayarlar, tabletler, yazıcılar. Yazıcıların toner dolumu ise maliyet açısında tercih ettiğimiz bir uygulama. Yazıcı maliyetini geçen ve sık sık tükenen tonerler bizim için ciddi bir maliyet.
Orijinal tonerlerin yüksek fiyatla satılması adeta biziler için bir sorun. Orijinal tonerler ile tüketicilerden ciddi rakamlara ulaşan bütçeler ile adeta soygun düzeni.

toner-dolumu-650x340
Toner dolumu için en çok başvurduğumuz işlem ise biten tonerlerin dolumu. Bu konuda çok sayıda kırtasiye ve toner dolum firması yanı başımızda bizlere hizmet veriyor.
Tüm döner dolumu yapan firmalar bu konuda garantili dolum yaptıklarını iddia ediyorlar. Çok sayıda bu işlemi yapan firmalar mağdur olduğuna şahit oluyoruz. Hatta bu sorunlar ile bizlerde karşılaşıyor ve yaşıyoruz. Ucuz yoldan yazıcımızın sarf malzemesini doldurmaya kalkarken cihazımıza zarar verebiliyoruz.
O zaman ne yapmalıyız. Yazıcımızın sarf malzemesini doldururken.

Toner Dolumu için dikkat edecekleriniz

Öncelikle çalıştığınız firmayı iyi tanımanız gerekiyor. Kaç yıldır bu işle meşgul. Teredütleriniz varsa o zaman dikkatli olun. Merkezi yerlerde olan firmalar bir adım olduğunu unutmayın.
İkinci olarak tanerinizin doluma uygun olup olmadığını kontrol etmeniz veya ettirmeniz gerekiyor. Yıpranan ve çok sayıda dolum yapılan malzemelere dikkat etmeniz gerekiyor.
Üçüncü olarak kullanılan malzemenin uygun kalitede olması diğer bir husus.
Dördüncü olarak toner ciplerini değiştirtmeniz en doğru yol olacak. Bu belki az bir maliyet artışı yaratabilir ama kazanan siz olursunuz.
Beşinci olarak dolumu yapan personel deneyimli olmalı. Bu konuda çalıştığınız firmalardan bilgi alarak dolum işlemini yaptırmanız sizlerin faydasına olacak.
Teknoloji ürünleri satan ve bu konuda önemli merkezler haline gelen bölgelerde deneyimli çok sayıda firma bu hizmeti kaliteli olarak sunmaktadır.
Örnek olarak söylersek İstanbul için Mecidiyeköy, Kadıköy ve Perpa Ticaret Merkezi sizlere çok sayıda firma garantili olarak hizmet vermektedir.
Sizlere iyi bir alışveriş diliyoruz.

Kaya tuzu çok önemli bir mineral

Tıp uzmanları kaya tuzu konusunda önemli değerlendirmelerde bulunuyorlar. Kaya tuzu çok önemli bir mineral olduğunu belirtiyorlar.

Kaya tuzu insan sağlığı için n önemli bileşenleri barındırıyor. Tabi insanlar bu konuda yeterli bilgiye sahip değil.
Daha çok tat ve lezzet kaynağı olarak günlük yaşamımızda yoğun olarak kullandığımız tuz konusunda  daha dikkatli olmamız gerekiyor. Kaya tuzu tat ve lezzet kaynağı olarak düşüneceğimiz bir ürün değil. Daha çok içinde mineral barındıran ve insan sağlığı için önemli bir doğal kaynak olduğunu bilmemiz gerekiyor.
Halit denilen bir doğal mineral olarak bilmemiz gerekiyor. Kaya tuzu, insan vücudunda bulunan 92 mineral ve elementin 84’ünü barındıran harika bir besin ve sağlık kaynağıdır.
İnsan sağlığı açısında içinde en çok ihtiyaç duyulan mineraller olan kalsiyum, potasyum, magnezyum, manganez, bakır, çinko, selenyum ve iyot barındırır.
Kaya tuzunun işlenmemiş, rafine edilmemiş ve içerisinde katkı maddesi bulunmayan hali sağlıklı bir mineral deposu olduğunu unutmayın. İnsan vücudunun bu dengeli ve doğal minerale çok ihtiyacı vardır. Bu nedenle tuz olmayan kaya tuzu, sağlığımız için çok önemli ve gereklidir.

Kaya tuzu ile sağlığınızı destekleyin

Kaya tuzunun kullanımı ve tüketimi konusunda yapmanız gereken dengeli bir tüketimdir. İçinde zengin mineraller olan bu doğal besin bütün vücudu dengeler. Kaya tuzu sadece tüketilmez. Bunun yanında banyosu da yapılabilir. Kayatuzu ile gargara yapılıp boğaz ağrısı giderilebilir ve sağlığınıza olumlu destek olabilir.
Kaya tuzunun farklı kullanılabileceği konusunda uzmanlar değişik önerilerde bulunuyorlar. Bu konuda tasiyede bulunan uzmanlardan olan iç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay
“Kaya tuzunu lamba olarak kullanabilir, odanıza da koyabilirsiniz. Negatif elektron yaydığı için etrafta biriken pozitif iyonları azaltır. Radyasyon dediğimiz elektromanyetik alandan uzaklaştırır, rahat nefes aldırır. Ortamı temizlediği için kaya tuzu gece lambası şeklinde de kullanılabilir. Lamba olarak kullanıldığı zaman ısı olduğu için daha çok buhar haline gelir. Odanıza koyduğunuz zaman nefesi açar, öksürüğe, bronşite iyi gelir, tansiyonu, dolaşımı düzenler ve bütün vücudu dinçleştirir.”
Anadolu Ajansı tarafından haberleştirilen bu bilgileri dikkate almanızda önemli faydalar bulunuyor…

Sanat Dünyasından Tarık Akan kaydı

Asıl adı Tarık Tahsin Üregül olan da sahne adıyla Tarık Akan olarak ünlenen cesur ve öncü sanatçı 13 Aralık 1949 İstanbul’da Dünya’ya geldi ve 16 Eylül 2016 tarihinde yakalandığı kanser hastalığına yenik düşerek yaşama ve bizlere veda etti.

tarik-akan-650x360

1970 yılında Ses dergisinin oyunculuk yarışmasında birinci olarak sinema dünyasına Yakışıklı oyuncu olarak adım atan Tarık Akan çağdaş, laik ve aydınlık bir Türkiye için mücadele eden bir sanatçı görevi üstlendi. Toplumsal olaylara duyarlılık göstererek fikirlerini açıkça söylemekten çekinmedi. 12 Eylül yıllarını dile getiren bir kitabı bulunan sanatcı kendi yaşadığı acıları kaleme aldı
Çok sayıda sanat filminde rol oynayan sanatçı yapımcı olarak üstlendiği eserlerde bıraktı.

Aldığı Ödüller

1972 Suçlu flimi ile Altın Portakal En İyi Erkek oyuncu ödülü
1978 Maden Filmi ile 15. Altın Portakal En İyi Erkek oyuncu ödülü
1978 Sürü filmi 17. Altın Portakal En İyi Erkek oyuncu ödülü
1979 Adak filmi ile 17. Altın Portakal En İyi Erkek oyuncu ödülü
1982 Yol filmi ile Adaylık: Cannes Film Festivali, “En İyi Erkek Oyuncu”
1984 Ona çirkin kral derdi filmi ile Yılmaz Güney belgeselinde fotoğraflarıyla yer almakta
1984 Pehlivan filimi ile 21. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
Mansiyon: Berlin Film Festivali
1987 Suda yanar filmi ile : 1987 yılında Tokyo’ya gönderilmesinden 1 yıl sonra festival tarafından negatifin kaybolduğu bildirildi.
O günden beri bulunamamıştır. Filmin sadece negatifleri yok olmuş fakat daha sonra filmin Betacam video kopyasından 35mm negatif master çıkarılmıştır
1988 Üçüncü Göz Filmi ile 26. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
1990 Karartma Geceleri 27. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu,
6. Altın Koza Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu
2003 Gülüm Filmi ile 40. Altın Portakal Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu

Ertem Eğilmez’in sinemaya uyarladığı ve 1970’lere damgasını vuran Hababam Sınıfı filmlerinin “Damat Ferit”i ile şöhretine şöhret kazandıran Tarık Akan’ın ölümüyle filmin oyunculardan biri daha hayata veda etti.
Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Munir Özkul, Adile Naşit, Şener Şen gibi Türk sinemasının önemli isimlerinin rol aldığı Hababam Sınıfı filmlerinin “İnek Şaban”ı Kemal Sunal, “Hafize Ana”sı Adile Naşit, “Paşa Nuri”si Sıtkı Akçatepe, “Domdom”u Feridun Şavlı, “Tulum Hayri”si Cem Gürdap, önceki yıllarda hayatını kaybetti.
“Müfettiş Hüseyin Şevki Topuz” karakteriyle rol alan Ergin Orbey 2012, filmin “Kül yutmaz” öğretmeni Ertuğrul Bilda 1993, “Akil hoca” karakterini canlandıran Akil Öztuna da 1976 yılında yaşamını yitirdi.
Hababam Sınıfı filmlerinde “Kel Mahmut” karakterini canladıran Munir Özkul ise hastalığı nedeniyle uzun süredir tedavi görüyor.

Sağlıklı zayıflama için iki temel tavsiye

Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, gece geç saatte yemek yemeyi sağlıklı bir beslenme için tavsiye etmediğini belirtti.
Sağlıklı zayıflama konusunda 2 temel tavsiyede bulunan Enç, “Bu kurallardan birincisi yeterli beslenme, ikincisi dengeli beslenme. Öncelikle beslenme düzenini kontrol etmeli ve sağlığınızı olumsuz etkileyen beslenme hatalarını tespit etmelisiniz. Daha sonra bu hataları teker teker hayatınızdan çıkarıp yerine doğru besinler ile beslenmeyi koyabilir, zaman sizin için içerisinde ideal bedene sahip olabilirsiniz.

zayiflama-650x340

Zayıflama için beslenme

Sabah saatleri metabolizmanın en hızlı çalıştığı saatlerdir. Bu sebeple sabah kahvaltısı mutlaka yapılmalı. Kahvaltıya erken saatte başlanmalıdır. Erken saatte kahvaltı protein içeriği yüksek olan bir kahvaltı gün içinde besin tüketiminizi azaltabileceği gibi yağ yakmayı da hızlandırır. Eğer kahvaltınızı sabahın geç saatlerine bırakırsanız vücut o saatte çalışmaya başlar ve büyük olasılıkla bu sizi gece yemek yemeye teşvik eder.

Bu ise akşam yemeklerinizin kalorisi yüksek besinleri tüketmenize sebep olur. Oysa ki metabolizmanın en düştüğü olduğu saatler akşam saatlerdir” dedi.
Ara öğünlerin atlanmaması gerektiğini söyleyen Uzman Diyetisyen Pınar Kural Enç, “Sağlıklı ara öğünler, yemek vaktiniz geldiğinde aşırı aç olmanızı engellediği gibi yağ yakıcı metabolizmanızın da hızlanmasını sağlar.
Ara öğünlerde yoğurt,1 porsiyon kuruyemiş, tarçınlı süt,1/4 simit, yarım paket kepekli meyveli bisküvi,yarım muz,2 adet grissini ya da 1 porsiyon meyve tüketebilirsiniz.

Gün içerisin de su tüketimine dikkat edilmelidir. Günde en az 2 ya da 2,5 Litre su içilmelidir. Bu sayede hem dolaşım sistemi düzenli hale gelir hem de toksinlerden kurtulmak kolaylaşır. Öğle ve akşam yemekleri saati belirlenmeli ve o saatte yemek yenilmelidir. Yaz döneminde olduğumuz için öğlen yemeği saat 13:00-13.30 akşam yemeği de saat 19:00-19.30 gibi yenilebilir.
Yatmadan önce de 1 bardak tarçınlı süt tüketilebilir. Özellikle gece geç saatlerde yemek yiyip yatmaktan uzak durulmalıdır. Çünkü yemeğin ya da atıştırmalığın üstüne hemen yatılması gece salgılanacak olan büyüme hormonunu salgılanmasını azaltır.
Büyüme hormonu da vücudumuzda önemli görevlere sahip bir hormondur. Görevlerinden bazıları; enerji için yağ yakmayı arttırmak, besinlerle alınan kalsiyumun kemiklere geçmesini kolaylaştırmak, vücudun yeniden yapılanmasını sağlamak, iskelet yapısı gelişmemiş bireylerde boy uzamasını arttırmak, hücre gelişimini ve hücre yenilenmesini sağlamak gibi.” diye konuştu.
Trthaber.com tarafından sanal olarak tavsiye edilen sağlıklı beslenme için önerileri dikkatli olarak takip etmenizi deritel olarak tavsiye ediyoruz.

Deri Bileklik - Telefon Kılıfları - Takılar- Çantalar için https://deritel.com Sanal Mağazamızı ziyaret edebilirsiniz. Kapat