Şükran Köyü’nün kerpiç evleri yeni konsepti ile ilgi odağı

Şükran Köyü’nün kerpiç evleri yeni konsepti ile ilgi odağı

Konya Hüyük’te 9 yıl önce kurulmayabaşlayan Sonsuz Şükran Köyü’nde dubleks veya tek katlı sanatçılar tarafından inşa ettirilen yeni tasarıma sahip kerpiç evler ilgi görüyor.

Konya Hüyük’te sanatçılar tarafından doğal yaşamın en sağlıklı yapıları olan tamamı kerpiç evlerden oluşan Sonsuz Şükran Köyü alanında örnek olmaya devam ediyor. Ortaya çıkış hikayesi, otantik mimarisi ve her sene düzenlenen festivalleri ile kent yaşamından bıkan kişiler için adeta bir sığınak oldu.Şükran Köyü’nün kerpiç evleri yeni konsepti ile ilgi odağı

Konya Beyşehir Gölü’ne kıyısı bulunan ve 9 yıl önce kurulan köyde bulunan tüm evlerde toprak, saman ve ahşap kullanılarak geleneksel yöntemlerle yapıldı.

Selçuklu mimari çizgileri de dikkate alınarak köylerimizde geleneksel hale gelmiş düz dam şeklinde inşa edilen evler ile günümüzde alternatif yaşamın merkezi yine köy ve kerpiç oldu. Bu hali ile yaşayanlar ve köyü görenler üzerinde önemli etkiler bıraktı.

Yüksek lisans ve doktora tezlerinin araştırma konusu

Başta İstanbul olmak üzere, şehir merkezlerindeki yaşanmaz hale gelen yüksek ve birbiri ardınca sıralanan beton binalar artık herkesi yaşanmaz hale getrdi. Bir gurup sanatçı sanatçı hassasiyetlerini dikkate alarak kurdukları köyde ilk bahar ile yaşamaya başladılar.

Dubleks veya tek katlı inşa ve bazılarında cumba bulunan bu doğal yaşam evleri beton yapılaşmaya ve kent yaşamına alternatif olarak ön plana çıkıyor.

Proje tamamlandığında 30 evden oluşacak Sonsuz Şükran Köyü, yüksek lisans ve doktora tezlerine de genç akademisyenlerin araştırma konusu oluyor.

Kurulan köy artık evlenen yeni çiftlerin düğün fotoğraflarını çektikleri bir doğal yaşam köyüne şimdiden dönüşmüş durumda.

“Gerçekten yaşadığımı hissediyorum”

Köy sakinleri toprak yapıların insanın doğasına en tepki veren yapılar olduğunu belirtiyorlar. Kerpiç evlerin doğal klimatik özelliğini bünyesinde bulunduran en doğal yapılar olduğunu belirtmeden geçmiyorlar.

Köyde yaşayan kişi ve alileler her yıl mart veya nisan gibi buraya geliyor güzün ise kentlerine geri dönüyorlarç.

Sağlık ve huzuru arayanlar için en iyi yapıların bu yapılar olduğunu belirten en sahipleri yaşamlarından ve böyle bir yapıda yaşamaktan çok memnunlar.

“Yeniden toprak evlere dönmeliyiz”

8 yılı bulan bu proje içinde bulunan sanatçıları kerpiç evlerin yaşamlarının bir parçası haline geldiğini ve buradan ayrılmak istemediklerini belirtiyorlar.

Yazın serin kışın ise sıcak olduğu bu evlere artık dönülmesi gerektiğini savunuyorlar.

“Toplu konutları yatay planda inşa edebiliriz”

Binlerce yıl Anadolu’da toprak yapılar yaşamın en temel gereksinimi içindeydi. Birçok ülke artık yüksek katlı binalar yerine yatay binalar yapmayı tercih ediyor. Kerpiç evlerin toplu konutlarda kullanılması gerektiğini tavsiye ediyorlar.


Birbiral Yerli Ürünler Sanal Marketi
Birbiral Deri bileklik, deri kılıf ve Telefon Aksesuarları

Kaynak: AA

Dünyanın ilk hidrojen enerjili treni yolcu taşımaya başladı

Dünyanın ilk hidrojen enerjili treni yolcu taşımaya başladı

Avrupa demiryolu şirketi Alstom tarafından üretilen, Dünya’nın ilk hidrojen yakıt hücreli treninin hizmete girdi. Almanya’da ilke olarak yolcu taşımaya başlayarak bir ilke imza attı.

Avrupa demiryolu şirketi Alstom şirketi hizmete soktuğu yeni treni hakkında bir açıklama yaptı.Yapılan açıklamada, “Coradia iLint” adı verilen trenin saatte 140 kilometre hıza ulaşabiliyor. Almanya’nın Aşağı Saksonya bölgesindeki hizmete başlayan tren 100 kilometrelik bölgeye şimdilik hizmet verecek.

İlk olarak Avrupa’da yolcu taşımaya başlayan trenin orta vadede seri üretiminin yapılacağı ve yaygınlaştırılacağı hedefleniyor. Değeri 81 milyon euro olan 14 hidrojen yakıtlı trenin de devreye sokulması ile proje adım adım yaygınlaşacak.

Treni çalıştıran hidrojen yakıtının, trenin işletme güzergahındaki Bremervörde istasyonunda gaz şeklinde depolanıyor. Yeni ulaşım aracının en büyük özelliğinin düşük ses kirliliği ve sıfır emisyon olduğu kaydedildi.

Hidrojen yakıtına konu olan Hidrojen elementi 1500 yıllarda keşfedilmiş, 1700 yıllarda ise yanabilme özelliği olduğu anlaşılmış. Evrenin en basit ve en kolay ürünü olan bu element kokusuz, renksiz ve hafif olması olması nedeni ile zehirsiz ve en yüksek enerjisi olması ile biliniyor.

Birim kütleye en fazla enerji veren hidrojenin kullanımının yaygınlaşması insanlığın enerji ihtiyacının karşılanması için önemli bir adım. Deritel olarak bu adımı taktirle karşılıyoruz.

Birbiral Yerli Ürünler Sanal Marketi

Birbiral Deri bileklik, deri kılıf ve Telefon Aksesuarları

Kaynak: AA

Saç teli inceliğinde stent ile Koroner kalp hastalığına çare

86 mikron kalınlığında kalp stenti geliştirdi

Çin’de bir gurup bilim insanları, koroner kalp hastalığı tedavisinde kullanılan için 86 mikron kalınlığında kalp için stent geliştirdi

Trthaberin Şinhua ajansından aldığı haberleştirdiği konuya yazıya göre Çinli bir sağlık şirketi, kalbe giden damarların daralması veya tıkanması sonucu ortaya çıkan koroner kalp hastalığına çözüm olacak, yaklaşık bir insanın saç teli inceliğinde olduğu ifade ifade edilen 86 mikron kalınlığında yeni bir kalp stenti geliştirdi.

Firehawk adlı verilen cihaz yaklaşık onbeş yıl süren bir çalışmanın ürünü.Damar ile ilgilii hastalığı tedavi etmek için gerekli ilaçlar çok küçük boyutlara getirilerek lazer yardımıyla gömülerek erleştiriliyor.

Bu buluş sayesinde, implant yapılması sırasında ilacın cihaz içinden çıkmadan tedavi uygulanabiliyor ve dağılma olmuyor. İstenilen dozda ilacı, hastanın kalp ve damar hastalıklarında müdahale edilmesi gereken noktaya Stent sayesinde yüksek ve kesin başarıda iletiyor.

“Tedavide Dönüm noktası”

Çin’de geliştirilen bu çok küçük boyuttaki cihaz ile bundan sonra implant tedavisinde dönüm noktası olabileceği belirtiliyor.

Yapısında polimer bir teknoloji kullanılan cihazın en belirgin ve gerekli olan özelliği, implant uygulanma sırasında ilacın farklı noktalara sızmasını engelleyerek olası yan etkilere izin vermiyor.

Avrupa’nın da ilgisini çeken Firehawk, 2015-16 yılları arasında İngiltere, Fransa,  Belçika, İspanya, İtalya, Polonya, Hollanda, Almanya ve Danimarka gibi ülkelerde 21 hastanede klinik deneylere tabi tutuldu.

Söz konusu Avrupa ülkelerinde bin 653 hastaya uygulanan stent implantı, başarılı test sonuçları verdi.

Firehawk’ın 21 hastanede yapılan klinik deneylerinin sonucu, dünyanın önde gelen sağlık dergilerinden birinde yayımlandı.

İnsan sağlığı için fevkalade değerde olan bu buluş için Deritel olarak emeği geçen bilim insanlarını tebrik ediyoruz.

Birbiral Yerli Ürünler Sanal Marketi
Birbiral Deri bileklik, deri kılıf ve Telefon Aksesuarları

Kaynak: AA

Samsung Galaxy A7 (2018) tanıtımı yapıldı!

Samsung Samsung Galaxy A7 (2018)’i tanıtarak ürünü berekla bekleyenleri bilgilendirdi. Mobil Teknoloji alanında öncü firmalardan olan Samsung bu tanıtımı ile bir yeniliği daha duyurmuş oldu.

Samsung yeni modeller geliştirmekte ve bu modelleri satışa sunmakta öncü firmalardan birisin. Bu model serisinde buluna ürünlerden olan Galaxy A ailesine yeni bir müdel daha ekleyerek başarısını yine sürdürdü. Bugün ise merakla takip edilen yeni Galaxy A7 (2018) modeli tanıtıldı.

Yeni modeller sunan firma A Serisinde bir çok ürünü mobil kullanıcılarının hizmetine sundu. Bu özellikler ile ilgi odağı olan serinin şu an son ürünü Galaxy A7 2018 oldu.

Samsung Galaxy A7 (2018) özellikleri

Dört kameralı ürün modeli olarak tanıtılan GalaxyA7 (2018)in, Ekranı 6 inç büyüklüğünde 1080 x 2200 piksel çözünürlüğünde sAMOLED ekran özelliğinde. 2.2 GHz hızında çalışan 8 çekirdekli Exynos 7885 işlemcisinden oluşuyor. Galaxy A7 (2018)’in 4 GB RAM ve 6 GB RAM‘li iki sürümü ile göz dolduruyor.

4 GB RAM’li sürümü 64 GB ve 128 GB depolama ve 6 GB RAM’li sürümü ise 128 GB depolama olanağı sunuyor. Samsung Galaxy A7 modellerinde parmak izi okuyucusunu telefonun yan bölümüne yani açma kapama tuşuna tasarlamış durumda. Bu haliyle Xperia modelleri gibi yan taraftan açma kapama yapılıyor.

Süprizlerden birisi Telefonun arka bölümünde bulunan 3 kamera ile kendisini gösteriyor. Bu kameralar 24 Megapiksel + 8 Megapiksel + 5 Megapiksel özelliği ile harika seçenekleri sizlere sunuyor. Portre fotoğrafları için tasarlanan bu üçlü kamera sayesinde  oldukça başarılı görsel ve videolara imza tabilirsiniz.

3.300 mAh kapasiteli bataryadan ile desteklenen mobil telefonun yurtdışı satış fiyatı 400 dolar olarak belirlendi. Türkiye fiyatının son yıllarda kur artışı ile ciddi rakamlarda satılacağını şimdiden ön görmek hata olmasa gerek.

Mobil teknoloji devi Samsung firmasını yeni modeli için tebrik etmek ise Deritel olarak bizlere
düşüyor.

Birbiral Yerli Ürünler Sanal Marketi
Birbiral Deri bileklik, deri kılıf ve Telefon Aksesuarları

Samsung Galaxy S9 Çekim Özellikleri ile ilgi odağı

Çift Diyafram özelliği

samsung galaxy s9 özellikleri

Samsung Galaxy S9 için bazı özellikleri sizler için paylaşıyoruz. Mobil cihazlarda teknoloji firması olarak öncü firmalardan olan Samsung S Serisine eklediği Galaxy S9 ile adından söz ettirmeye devam ediyor.Parlak gün ışığında, düşük ışıkta, gece ay ışığında göz kamaştırıcı net fotoğraflar çekebilirsiniz.

Yeni bir görüntü seçeneği sunan Çift Diyafram lensimiz, adeta insan gözü gibi kendini görsellere adapte eder. Değişik ton ışık ortamı arasında kolayca geçiş yaparak gündüz veya gece, aydınlık veya karanlıkta isteğiniz netlikte harika fotoğraflar çekmenizi sağlar.

Çift Diyafram, F1.5 ve F2.4 modları ile destek bulur. Galaxy S9 Arka kamerada /arka geniş kamerada Galaxy S9+ bulunur.

F1.5 diyafram modu ile

Hava karanlıksa, lens F1.5 özelliğine otomotik açılarak daha fazla ışık alır ve parlak, net bir fotoğraf çekmenizi sağlar.

F2.4 diyafram modu

Gün ışığında lens F2.4 özelliğine geçerek fotoğraflarınızın net olmasını sağlar.

Karanlıkta yani düşük ışıkta da göz alıcı fotoğraflar çekin.

F1.5 diyafram özelliği ile karanlıkta bile var olan ışığı bulur. Gelişmiş bu özellik  saysinde düşük ışık kamerasıyla gece de canlı endişe duymadan fotoğraflar çekebilirsiniz. Çünkü bu kamera karanlı yok sayar.

Ultra Ağır Çekim

Anı yavaşlatan bu harika kamera ile anır ölümsüzleştirebilir ve olağanüstü görseller elde edebilirsiniz. .

Ultra Ağır Çekim, yalnızca HD çözünürlüğü destekler. Yaklaşık 0,2 saniyelik görsel kayıt ve her çekim için 6 saniyelik oynatma ile 20 çekim video başına ile sınırlıdır.

Sizi emojiye dönüştüren kamera ile artık siz siz olmaktan çıkıp mobil cihazın size sunduğu kişi olursunuz. Bu yeni tarzınız ile kendinize mobil dünya içinde yer bulursunuz.

Yalnızca selfie çekerek kendi Artırılmış Gerçeklik (AR) versiyonunuzu yaratın. Sonra da duygularınızı emoji sticker ve video olarak paylaşın.

Akıllı Tarama

Sizi anında tanıyan kamera özelliği.

Akıllı Tarama, göz taraması ile yüz taramasını bir araya getiren yeni bir Samsung Galaxy teknolojidir ve düşük ışıkta bile telefonunuzun kilidini kolayca açmanızı sağlar.

Çoklu Mobil cihaz deneyimi

Ekran görüntüsünü hiçbir sorun yaşamadan diğer Samsung ekranlarla paylaşın.

Samsung Hesabınızla diğer cihazlarınızı eşleyerek, çektiğiniz fotoğraf ve videoları kolayca paylaşın. Başka bir yerde olsanız bile evinizde gibi hareket edin.

Birbiral olarak Samsung Galaxy S8 özelliklerini sizlere aktardık.

Birbiral Yerli Ürünler Sanal Marketi
Deri bileklik, deri kılıf ve Telefon Aksesuarları, takılar

General Mobile GM 8 Özellikleri ile teknolojiyi yaşayın

General Mobile GM 8 satışa başladı

General Mobile GM 8 Özellikleri ile teknolojiyi yaşayın

General Mobile GM 8 Özellikleri ile kendinden bir kez daha söz ettirmeyi ve fiyat politikası ile kendini kabul ettirmeyi başardı. General Mobil ard arda mobil teknoloji kullanıcılarına sunduğu ürünleri ile akıllı telefon sektöründe kendine önemli bir yer edindi. Birbiri ardınca piyasaya sürdüğü ürünleri ile sektörde bende varım dercesine iyi bir performans sergiliyor.

18.9 Yeni nesil 5.7 inç ekranı daha fazla ekran deneyimi sunmayı başardı. Android One ile kullanım deneyimini en son yazılım ile yaşayın. Parmak izi okuyucuları ve her ay güncellenen yazılımları ile güvenli bir mobil cihaza sahip olun. Dolbt Audio kalitesi ile yüksek ses kalitesini yakalayın.  4 GB RAM – 64 GB Hafıza, 3 GB RAM – 32 GB Hafıza katı, Qualcomm Snapdragon  64 bit cip Yüksek Performans ile sınırları bir adım daha ileri taşıyın.

General Mobile GM 8 özellikleri

Boyutlar: 154.2 x 72.7 x 7.96 mm, Ağırlık: 152 gr, 4.5G Hızında İnternet, 075mAh Li-Po Pil, 720×1440 piksel çözünürlük, 13 MP AF, f2.0 Diyafram Arka Kamera, HDR, Auto HDR, FullHD Video Oynatıcı, FullHD Video Kaydedici gibi daha bir çok teknik özellik ile dikkat çekiyor.

Gelişmiş telefon rehberi, Saat, Dünya Saati, Alarm, Kronometre, Geri Sayım, Hareket Sensörü (G-sensor), Akselerometre, Manyetik sensör, Yakınlık sensörü , Işık sensörü, Bluetooth 4.2, A2DP (Çoklu bağlantı) gibi daha bir çok özellik dikatinizi çekmeye yeter.

Çok para vermeden iyi performans yakalamak isteyen mobil kullanıcılar için iyi bir seçenek olabilir. Tabi bununla birlikte pil ömrü konusunda itirazlarınız olabilir.

Birbiral bir bir alışveriş sanal marketi olarak daima birçok seçenek içinde barındıran mobil cihazlar için binlerce lira bütçe ayırmak zorunda kalmak istemeyenler arayışlarını sürdürmeli.

Mobil sektör tüm dünyada en hızlı gelişen sektörlerin başında geliyor. Akıllı telefon sektörünün ne zaman doyuma ulaşacağı ise bizim izlediğimiz bir konu.

Birbiral Kolay Alışveriş

Skype arama kaydetme özelliğini kullanıcılarına duyurdu

Microsoft’un gün geçtikçe etkisi azalan popüler mesajlaşma servisi Skype yenilikleri ile dönüşüm içine girdi. Mobil cihazların günlük yaşamda etkisinin artması ile birlikte Kullanım oranının giderek düşmesi ve kullanıcılarından gelen eleştirileri dikkate alan Microsoft, Skype’ın yeniden ilgi odağı olması için adımlar atmaya başladı.

Mobil cihazlar ile gelen yeni teknoloji yaşamda artık Skype eski etkinliğini yavaş yavaş yitirmeye başladı. Skype Temmuz adında n arama kaydetme özelliği üzerinde çalıştığı bilgileri sızmaya başlamıştı. Diğer bir bilgi ise Skype’ın tasarımının baştan sona değişeceği yönündeydi. Verilen değişim ile ilgili bilgilerin ilki bugün tutuldu ve Skype yeni özelliğini kullanıma sunma gibi önemli bir değişikliğe imza attı.

Skype tarafından yeni bir değişiklik olarak sunulan arama kaydetme özelliği şimdilik sadece iOS ve Android sistemlerinde kullanılabiliyor. Yani bilgisayardan Skype kullananlar ilk etapta bu yeni özellikten faydalanamayacak. Windows 10 için bu kaydetme özelliğin önümüzdeki aylarda kullanıma sunulacağı bilgileri sunuldu. Skype’ın mobil uygulamasını güncellemek ile yeni özellik aktif edilebilecek ve ilk önce mobil cihazlarda kullanılabilecek. Yeni özellik sadece en güncel son sürümde kullanılabiliyor.

Skype kullanıcılarının uygulama içerisindeki aramayı kaydetmek için yapılması gereken şey oldukça basit Arama sırasında “+” butonuna basmanız ve “Kaydı başlat” komutunu aktif etmeniz yeterli olacak. Bu uygulamayı başlattığınız andan sonra sizin görüşmeyi görüşme yaptığınız karşı tarafa da bildiriliyor. Bu sayede olası hukuksal sorunlarının önüne geçilmeyi hedefliyor. Görüşme bittikten sonra bilgileri görüşme MP4 formatında mobil cihaza kaydediliyor veya kullanıcıya diğer paylaşma seçenekleri sunuluyor.

Skype kullanımı esnasında kaydedilen veriler bulut altyapısında 30 gün boyunca saklanıyor. Yeni özellik tele konferans görüşmelerinde de kullanılabiliyor. Yeni özelliğin kulanım etkinliğini artırıp artırmadığını ise zamanla göreceğiz. ,

Birbiral Sanal Marketi olarak bu çalışmalar konusunda kullanıcıların beklentilerini Microsoft’ a bildirmelerinin faydalı olacağını düşünüyoruz.

Boğaziçi Üniversitesi’nin üç kıtada patent alan buluşu

“Dayanıklı Aşı Taşıyıcı Protein Mikrokürecik Teknolojisi”Boğaziçi Üniversitesi tarafından geliştirildi ve patent başvurularından sonuç almaya başladı.’nde geliştirilen  ABD ve Japonya ‘nin ardından bir patent de Avrupa Patent Ofisi’nden geldi.

Boğaziçi Üniversitesi, Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Özören başkanlığınca 2009 yılından bu yana sürdürülen proje kapsamında geliştirilen “ASC zerrecik/mikrokürecik aşı taşıyıcı” teknolojisi, patent başvuruları olumlu sonuçlar verdi.

Aşılar bozulmadan Dünya’nın her yerine gönderilebilecek

Buluş ile önemli bir hizmete çözüm olan aşı naklinin bozulmadan naklinin mümkün hale gelmesi önemli bir çözüm sunuyor. Bu sayede tüm Dünya’da aşı nakli bozulmadan gerçekleşecek.

Türkiye’nin ilk ve tek biyoteknoloji patenti olan aşı taşıyıcı, kuş gribi ve domuz gribi gibi hastalıkların yanı sıra, zika gibi insan sağlığına olumsuz etki edecek hastalıklara karşı etkili etkili olması takdir topladı.

ABD ve Japonya’dan patent alan proje son olarakta Avrupa Patent Ofisi’nden de patent almayı başardı. “Triadic patent” olarak adlandırılan buluşun, uluslararası alanda üretilip insan sağlığına sunulması için yatırımcıları ilgisi beklenecek.

“Boğaziçi Üniversitesi’nde geliştirilen bu proje dünyada ilk olma özelliği taşıyor. mikro kürecik sistemi yepyeni bir teknoloji olarak kendisini kabul ettirdi.

“Türkiye kendi aşısını üretmeye başladı”

Prof. Dr. Özören, başkanlığında geliştirilen proje ile beşinci triadic patentine imza atarak Türkiye adına önemli başarıya imza attılar. Bu proje ile aşa alanında Türkiye kendi kapasitesini arttırma başarısı göstermesi ülke adına umut verici. Türkiye’de triadic patent alan beş patentten üçünün TÜBİTAK, Prof. Dr. Ali Doğan Bozdağ ve Prof. Dr. Nesrin Özören’e ait.

Türkiye’nin Yeni aşı taşıma protein mikrokürecik teknolojisinde bundan sonraki ilk hedeflerin Faz I ve Faz II klinik çalışmaları olarak belirlendi.

“Aşılar Dünyanın her yerine gönderilebilecek”

Proje kapsamında geliştirilen sistem ile da 2-8 derecede ve sabit koşullarda saklanarak Dünya’nın her yerine ulaştırılması sağlanacak.

Proje akibini birbiral.com olarak tebrik ediyoruz.

Birbiral Yerli Ürünler Sanal Marketi
Deri bileklik, deri kılıf ve Telefon Aksesuarları, takılar

Kaynak: AA

Sağlık Bakanlığı’ndan aşı ile her şey bu sitede

Sağlık Bakanlığı, aşı ile ilgili tüm bilgilerin halka doğru ve sağlıklı ulaşması için bilgilendirme yapmak amacıyla “asi.saglik.gov.tr” ismiyle bir web sayfası yayına açtı.

Sağlık Bakanlığı son yaptığı projelerden birini daha yazılı bir açıklama ilekamuoyuna duyurdu. Yapılan ğrojenin sağlıklı nesiller ve sıhhatli bir Türkiye için halk sağlığı konusunda önemli olduğu belirtildi.

Aşılama hizmetlerinin Sağlık Bakanlığınca tüm yurtta başarılı bir şekilde sürdürüldüğüne ve bu başarıların devam ettirilmesi amacı ile aşı konusunda yeni bir projenin hayata geçirildiği bilgisi açıklamada kaydedildi:

Aşılar dünyada insan sağlığı için en çok uygulanan biyolojik ürünlerdir. Aşılamanın  temel amacı toplumda aşı ile özellikle bebek ve çocuklarda olmak üzere önlenebilir tedbirleri önceden alarak hastalıkların ortaya çıkışını
önlemektir. Aşılama sayesinde ölümcül olan birçok hastalık önceden önlenmiş ve milyonlarca çocuğun sakatlık ve ölüm riskine karşı tetbir alınması ile sonuçlanmıştır

Açıklamada, Sağlık Bakanlıkça aşı konusunda doğru ve sağlıklı bilgilerin halk tarafından öğrenilmesini sağlamak, varsa eksik bilgilerin tamamlanması ve oluşan soruların cevaplanması amacıyla “asi.saglik.gov.tr” web sayfasının oluşturulduğu ve hizmete sokulduğu belirtildi.

Sayfanın sağlık alanında toplumsal farkındalık amacıyla hazırlandığı ve bu alanda Sayfa, önemli hizmetler sunacak. Vatandaşlarımız aşı konusunda her türlü bilgiyi en doğru uzmanlardan hazırlanmış bu faydalı sonuçları site üzerinden erişebilecekler. 

Halkın sağlık alanında önleyici sağlık hizmetlerinden olan aşı konusunda doğru ve sağlıklı bilgileri teknolojiyi kullanarak erişmesi önemli bir hizmet. Halkın bu konuda daha teknolojiden daha fazla faydalanması ile aşı konusunda bilgi eksikliklerinin an aza ineceği inancımızla projenin katkısını artmasını bekliyoruz.

Birbiral

Kaynak: AA

Bu robot hassas cerrahi müdahalelerde kullanılabilecek

Tıp alanında teknoloji ile daha iyi sonuçlar alabilecek yumuşak malzemeyle yapılmış, örümcek şeklinde çok fonksiyonlu, küçük bir robot geliştirilerek sağlık sektöründe hizmet vermeye başladı.

Bu robot hassas cerrahi müdahalelerde kullanılabilecek

Harvard Üniversitesi Wyss Enstitüsü bünyesinde bulunan, Harvard John A. Paulson Mühendislik ve Uygulamaları Bilimler Okulu ile Boston Üniversitesinden bilim adamlarının ortak yaptıkları çalşma sonucunda çok fonksiyonlu bir robotu tasarlandı. Mikrometrik ölçekte özellikler ile milimetrik ölçekte bir robot geliştirilmesin olanaklı kılan entegre üretim deneyiminden faydalandığı ve tasarımında ise Avustralya tavus kuşu örümceğinden esinlendiği proje sözcüleri tarafından açıklandı.

Küçük yumuşak tavus kuşu örümceği robotunun, hareketli ve renkli bir gövdeye sahip olmasını sağlauan kullanılan elastik malzemeden kaynaklandığı belirtildi.

Robotla ilgili ayrıntılı bilgi ve görseller, Advanced Materials dergisinde yayımlandı. Tıp dünyasında heyecean uyandıran bu minik robotlar sayesinde daya iyi sonuçlar alınması hedefleniyor.

Robot mucitleri, hayvan benzeri yumuşak robotları gelecekte erişimi zor doğal ve insan eliyle yaratılan ortamlara güvenli bir şekilde yerleştirebilmeyi  ve sonuç almayı başarabilecek. Geliştirlen ve geliştirilecek bu robotlardan gelecekte hassas cerrahi müdahalelerde faydalanmayı hedefliyor.

Birbiral Yerli Ürünler Sanal Marketi
Deri bileklik, deri kılıf ve Telefon Aksesuarları, takılar

Karbondioksitin hapsolma süresi toprakra azaldı

Kuzey Kutup Dairesi’nde donmuş topraklarda yapılan incelemelere göre bilim insanları karbondioksitin (arktik) hapsolma süresinin azaldığı sonuçlarına ulaşarak tehlikeli bir sürece girildiği uyarısında bulundu
Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı’nın (NASA) yaptığı çalışmalara göre Arktik Kutupaltı Kırılganlık Deneyi’nin sonuçları açıklandı, ABD’nin Alaska eyaletinin kuzeyindeki North Slope bölgesi tundra ekosisteminde yapılan araştırmaların sonuçlarına göre buzun bitki örtüsünü hapsetme süresi azaldığı ve son 40 yıl öncesine göre bu azalmanın yüzde 13’e ulaştığı tespit eildi.

Tespit edilen sonuçlara göre bölgedeki karbon döngüsünü hızlandırdığı, karbon çevrimlerinin hızının Arktik normallerinden uzaklaşarak Kuzey Amerika’daki kutup altı ormanlarının oranlarına ulaştığı sonuçuna varıldı.

Arktik karbon döngüsü, donmuş toprakların çözülmesiyle atmosfere salınan karbondioksit ile bitkilerin atmosferden çekerek temilediği ve doğal döngünün sağlandığı ve doğada karbondioksit miktarı arasındaki hassas dengeye ulaştı.

Çevrim hızının kutup altı seviyelere çıkmasıyla bitki oluşumunun donmuş toprakların çözülmesiyle açığa çıkan mikropların organik maddeyi parçalamasıyla oluşan yoğun karbon salımını dengeleyemeyeceğinden endişe ediliyor. Bu endişenin gelecekte Dünya doğal döngüsüne olumsuz etki edeceği konusunda endişelerin arttığı gerçeği endişeleri arttı.

“Science Advances” dergisinde yayınlanan araştırmanın sonuçları bilim ve insan çevresinde duyarlılığın artmasına katkı sunacağı umulmaktadır.

Birbiral Kaliteli ve Kolay Alışveriş

Kaynak: AA

İsveç’te vucuda enjekte edilen ’’çip kimlik’’ dönemi başladı

İsveçliler, teknoloji filimlerinde kurgulanan yöntem gibi deri altına enjekte edilen pirinç tanesi büyüklüğündeki çiplerle, kimlik kartı, tren bileti ya da anahtarını vucutlarında taşıyacak.

İsveç’te bilim kurgu filmlerini aratmayan cip kimlik uygulamasına geçerek kart, kimlik, bilet taşıma uygulamasına son verdi. Artık cüzdan ihtiyacınız belki olmayacak, kartınızı, kimliğinizi, anahtarlığınızı unutmayacaksınız. İnsan derisi altına enjekte edilen çipler ile kimlik probleminiz ortadan kalkıyor. Uygulamanın başladığı günden itibaren 3 binden fazla kişi “çip kimlik” uygulamasını kendi bedeninde başlatarak, İsveç’te yeni uygulamaya geçen kişiler oldular.

Yeni uygulama kimlik yerine geçtiği gibi aynı zamanda, tren bileti almak, binaların giriş kapılarını açmak gibi uygulamaları içinde barındıran pirinç tanesi büyüklüğündeki çipler, günlük hayatı oldukça kolaylaştırıyor.

Ülkede başlaması ile hızla yayılan bu uygulama, şirketlerin uygulamalarını yeniden gözden geçirmesine neden oldu.  Demir yolları şirketi artık yolcuların biletlerini artık çiplerini tarayarak kontrol ediyor.

Uygulamayı kullanan İsveçlilerin çipli yaşam ile hayatlarının kolaylaştığını ve uygulamadan menun kaldıklarını belirten açıklamalar peş peşe geliyor. 

Öte yandan, sağlık uzmanları ise uygulamadan duydukları endişeleri, çiplerin vücutta enfeksiyona yol açabileceği şeklinde uyarılar ile belirtiyorlar.

Çipli uygulamanın en belirgin riski ise tüm bilgilerin tek alanda toplanması. Bu durumun kişisel verilerin tehlikeye gireceğini belirtilirken, İsveçliler ise teknolojinin henüz çipleri kopyalayacak kadar gelişmediğini ileri sürüyor.

Kişisel veri güvenliğinin insan yaşamında ciddi bir konu olduğun ve çokça tartışıldığı şu günlerde, bir güvenlik riski fikrinin dillendirildiği bu uygulamaya, Avrupa ülkeleri sıcak bakılmıyor.

Yakın zamanda bu uygulamanın teknoloji ile Dünya’da yaygınlaşması ise beklenen bir durum olarak algılanıyor. Uygulama yaygınlaşıkca teknolojinin insan yaşamındaki ağırlığı artmış olacak.

Kaynak: TRT Haber, AFP

Birbiral Birinci elden alışveriş

Zeka insan nöronları arasında bağlantıyı azaltıyor

Zeki insanların beyinlerinde serebral korteks ile nöronlar arasındaki bağlantıların minimum seviyeye indiği tespit edildi

Zeka insan nöronları arasında bağlantıyı azaltıyor

Ruhr-Universitat Bochum’da bünyesinde görev almış akademisyen Türk nörolog Christoph Fraenz ve Erhan Genç önderliğinde yapılan bilimsel çalışmalarda, kişinin zeka seviyesi yükseldikce beynin gri madde olarak da adlandırılan serebral korteks bölgesinde nöronlar arasında daha az iletişimin olduğunu gösteren bulgulara ulaşıldı.

Humboldt üniversiteleri ve New Mexico ile Lovelace Biyomedikal ve Çevre Araştırmaları Enstitüsü’nün birlikte yürüterek destek verdiği araştırmada, beyindeki bağlantı yapılarına mikro yapısal düzeyde bir yeni teknik getiren nöro-görüntüleme tekniği kullanıldı.

Proje çerçevesinde 259 erkek ve kadının beyinlerinde, sinir hücresi uzantısı dağılımı ve yoğunluğu incelenerek bulgular analiz edildi. Katılımcıların ayrıca zeka seviyelerinin belirlenmesi için zeka testleri yaptırıldı.

Bulguları inceleyen araştırma ekibi, zeka seviyesi arttıkça kişinin beyninde daha az nöron dallanmasına rastlandığını gösteren bulgulara rastlayarak sonuçları rapor haline getirdiler.

Nörolog Erhan Genç, “Zeki beyinler daha az, ancak yeterli düzeyde nöronal bağlantılara sahip. Dolayısıyla minumum nöronal aktivite ile yüksek ussal performans ortaya koyuyorlar” açıklamasını yaptı.

Araştırmanın sonuçları üzerinde bilim dünyasının yapacağı çalışmalar ile elde edilen bulguların zeka üzerindeki bilinmezleri azaltacağı muhakkak.

Kaynak: AA

Müzelerdeki tarih yolculuğuna teknoloji ile çıkın

Teknoloji yenilikleri gün yaşamımızda gelişen uygulamalardan biri müzelerde gerçekleştirildi.. Müzelerde yaşama geçirilen interaktif uygulamalar ile ziyaretçileri gerçek bir tarih kurgusuna yolculuğuna çıkarıyor.

DTÜ Teknokent’te jurulmuş Reo-Tek, müze, sergi, eğitim, kongerans, mobil ve araştırma konularında interaktif teknolojilerle bütünleşen tasarım ve yazılım geliştiriyor.

Sanal gerçeklik yazılımlarından faydalanarak müzeler için interaktif sergi ünitelerinin kurulumuna kadar hizmet veren firmai günümüze kadar kadar yaklaşık 40 müzeyi tasarladı.

Müzelere uğrama yaşının daha çok çorukluk yaşlarında başladığı ve ilerleyen yaşlarda müze ziyaretinin azaldığını gözlemleyen firma gençlerin ve çocukların başta olmak üzere müzelere olan ilgi ve ziyaretini artıkmak ve ekiştirmek için böyle bir uygulama geliştirildi.

Müze sanal gerçeklilik yazılımı oyunlardan esinlenerek geliştirldi. Tubitak destekli yapılan proje başarı ile tamlanarak müzelerde uygulamaya başlandı.

Sergi alanındaki maddi kısıtlamalar teknoloji ile sınırların aşılmasına imkan veriyor. Tarih içindeki değişimler bu uygulamaların sayesinde tarihi evrelerine göre ziyaretcilerin hizmetine sunuluyor. Resimleri ile tarihi mekanların yıllar içindeki değişimleri günümüze yansıtılıyor.

Türkiye’nin tarihi zenginliği teknoloji ile sunulduğu için insanların yaşadıkları toprakların kültürel zenginliğini fark etmesine, aidiyet duygularının güçlendiğine, terihi zenginliğin günümüze taşınmasına sebep oluyor.

Dümen başında Akdeniz’de tarih gezi

Alanya Arkeoloji Müzesi için bir yapılan gemi simülatörü ile. dümenin başına geçen ziyaretçiler, Alanya yarımadasındaki sanal deniz ve tarih yolculuğuna teknoloji ile çıkabiliyor. Alanya limanına uğramış tarihteki gemi modellerini görmek ziyaretcilere dolu dolu anlar yaşatıyor.

Hattuşa sokaklarında savaş arabası deneyimi

Çorum Arkeoloji Müzesi için geliştirlen savaş arabsı simülatörü ile Hitit İmparatorluğunun başkenti Hattuşa’da bir zamanda yolcukul yapıp Hitit savaş arabasıyla gezmek mümkün. 2 eksenli bir at arabası simülatörü ve panoramik silindirik ekran sayesinde. at arabasının üstüne binip, dizginleri kavradıkları an artık kendinizi Hatuuşa’da bulabilirsiniz. Şehrin sokaklarında, evler ve tapınakların arasındaki antik yolda atlı savaş arabası süren ziyaretçiler, yolculukları sırasında oradan geçen rahipleri, halkı,askerleri, bitkileri ve hayvanları görme imkanına sahip oluyor.y

Kimsenin görmediği Kral Midas’ın mezarını ziyaret edin.

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne bağlı Gordion Müzesi’nde Kral Midas’a ait olduğu düşünülen MM Tümülüsü sergilenmekte. Tümülüste bulunan diğer bulgular olan kemikler ve eserlerin çoğu Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde ziyaetcileri bekliyor.

Müzede silindirik ekranlı sanal gezi sistemi ile kral ve odasındaki eşyaları yerinde görmelerini sağlamak artık ziyaretcilerin faydalandığı bir hizmet haline geldi.

Ziyaretciler Sistem sayesinde , tümülüsü dışarıdan görmeye başlıyor, etkileşimli bilgi sistemiyle tümülüsün yapısı, mezarın inşa aşamaları ve arkeolojik önemi hakkında tüm bilgilere sahibi oluyor.  ‘birinci kişi kamerası’ ile mezarın içine girerek ilk kapatıldığı andaki halini gezebiliyor.

Mezar içinde ilk keşfedildiği haliyle dizilen eşyalar çizimlerden yararlanılarak, masalımsı anlatımlar ile eserler 3 boyutlu olarak tekrar canlandırıldı,

Herkül’ün görevlerine talip olmak

Antalya Arkeoloji Müzesi’ne, Antik Perge Tiyatrosu ve Herkül’ün mitolojide anlatılan 12 işi hakkında bilgi veren iki uygulama hayata geçirildi. Perge Tiyatrosu Bilgi Sistemi’nde müzeye sergilenmek üzere Antik Perge Tiyatrosu’ndan getirilen 16 eserler hakkında bilgili sunuluyor Üç boyutlu canlandırılan eserler dokunmatik ekranla dör yandan izlenebiliyor.

Herkül ve görevlerindeki mitolojik anlatılan canlılar, geleneksel gölge tiyatrosu kullanılarak canlandırıldı. Antik Yunan vazolarının üstündeki antik çizimlerden esinlenerek üretilen karakterler, kullanıcı tarafından yönetilen kuklalara dönüşürken ziyaretçi hikayeyi kendisi yeniden yazabiliyor.

Dijital dürbünle 88 yıl önceki Ankara

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi için geliştirilen yeni dijital uygulamalard dijital kitap ziyaretçileri karşılıyor. Animasyon ve videolarla desteklenen bu kitapta ziyaretçi, hiz tahmin etmeyeceği bir deneyim ile bir kitabın sayfalarında dolaşarak, müzenin mimarisi, tarihçesi ve segilenen önemli eserler hakkında bilgi sahibi oluyor.

Türk Ressamları Bilgi Sistemi’nde sayesinde müzede tabloları yer alan Türk ressamları ve resim akımları hakkında bilgi alabiliyor. İnteraktif şekilde zaman çizelgesini kaydırarak geçmişten yakın tarihlere kadar resim alanındaki değişimleri izleyebiliyor.

Müzenin ön bahçesinde,  ‘dijital dürbün’ uygulaması ile Ankarayı çevreleyen alan görülebiliyor.Ankara’nın 1930’larda yaşayan halini yansıtan dürbünü kullanan her ziyaretçi, zamanda yolculuk yapıyor.

Zeugma ziyaretçisiyle etkileşime giriyor

Zeugma Müzesi ‘etkileşimli mozaik havuzu’ içinde 6×4 metre boyutlarında yapıldı. Gaziantep Mozaik Müzesi’nde gerçekleştirilen uygulama için, etkivizyon sistemi yaşama geçti..

Sistem, bölgede bulunan Roma evlerinin ortasındaki yağmur suyunun biriktiği havuzlarda yer alan su mozaiklerinin geçmiş zamanda kullanımına benzer şekilde hazırlandı. Mozaikler, ziyaretçiler içine girdiklerinde dalgalanan bir su efektiyle etkileşimli olarak müze tabanında sunuluyor.

Gerçek zamanlı 3 boyutlu etkileşimli destelkenen öğeler ile 5 mozaik birer dakikalık temalarla sergileniyor. Fiziksel gerçeklikte, hidrodinamik özelliklere göre formu değişen, yapay zekalarıyla ziyaretçilerden kaçan, sonra tekrar yiyecek arama ve sürü davranışı gösteren balıklar eklendi.

Kaynak: AA

İnternet bağımlılığına için yazılım koruması

TBMM Madde Bağımlılığı Araştırma Komisyonu bünyesinde internet ve zararlı teknoloji bağımlılığı araştırmalarının olumsuz sonuçlar çıkması üzerine bu bağımlılığın azaltılması için taslak rapor hazırlandı.

Raporda son yıllarda internet ve teknoloji bağımlılığının hızla artığı ve olumsuz sonuçlar verdiği yönünde bilgilendirin öne çıktığı ve bunun bağımlılığın önlenebilmesi için alınması gereken tedbirler saptandı.

İnternet bağımlılığının yalnızlık, memnuniyetsizlik, iş stresi, kaygı, depresyon, finansal probelemler, fiziksel güvensizlik, aile bireyleri arasında iletişimsizlik, sınırlı sosyal yaşam, arkadaş ortamına girmeme gibi nedenlerden kaynaklandığı belirtilen raporda, başarı ve bireysel özgüven ihtiyacının karşılanması ile bağımlılığa yatkın kişilik özelliklerinin de bağımlılıkta rol oynadığı ifade edildi.

Raporda bağımlılığın tespitine de yer verildi

İnternet bağımlılığı ile bilgisayar ve akıllı cihazlar karşısında bağımlılığın sürekli arttığına, teknolojik cihazların kullanılmaması sonucunda ise huzursuzluk, uykusuzluk, öfke gibi agresif davranışların ortaya çıktığı raporda belirtildi.
Raporda, internet bağımlılığının bilgisayar başında harcanan vaktin giderek artması, internetten uzak kalınca huzursuzluk, uykusuzluk ve öfke gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması, ruhsal, sosyal, adli ya da bedensel sorunlar oluşturmasına rağmen internet kullanımına devam edilmesi, zaman kontrolün kaybedilmesi, zamanın büyük çoğunluğunun fiilen ya da zihnen internetle meşgul olması, kişinin sorumluluklarının ikinci planda kalması gibi belirtilerle kendisini gösterdiği aktarıldı.

Raporda, internetin aşırı kullanılmasıyla sağlıklık beslenme, uyku düzeninde değişiklikler, gözlerde kuruluk, bel ve sırt ağrıları, kişisel temizlikte özensilik, yalnız ve mutsuz hissetme, asosyal davranışlar, özgüvende düşüş, aile ve çevreyle ilişkinin zayıflaması ya da kopması, sosyal kaygı artışı ve saldırganlık davranışlarında belirgin yükselme yükselme, yalnızlaşma gibi ciddi belirtilerin ortaya çıktığı kaydedildi.

Dünya nüfusunun yüzde 51,7’sinin yoğun olarak internet kullanıyor

2017 yılında yapılan bir başka araştırmaya göre Avrupa nüfusunun yaklaşık yüzde 80,2’sinin, Kuzey Amerika nüfusunun yaklaşık yüzde 88,1’inin, dünya nüfusunun ise yaklaşık yüzde 51,7’sinin internet kullandığına işaret edilen raporda, Türkiye’de de aktif internet kullanımın ise giderek arttığı vurgulandı.

Aakıllı telefon ve bilgisayar bağımlılığı

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmsi ve günlük yaşamda akıllı telefon kullanımının ise dünya üzerindeki kullanımının hızla arttığına dikkat çekilen raporda, 4,92 milyar kişinin mobil kullanıcı sayısına ulaştığı bilgisine yer verildi.
Raporda, oyun bağımlılığının “gizli bağımlılık” olarak ifade edildiği ve kişinin bu bağımlılığın farkında olmadığı belirtilen diğer bir husus.

“Çerçeve kılavuz okullarda öğretilecek”

Dünya Sağlık Örgütünün hazırladığı Ocak 2018 tarihli raporlarda oyun bağımlılığını Uluslararası Hastalık sınıflandırması’na eklediği, bağımlılığa ilişkin politikanın belirlenerek tedavi ve rehabilitasyon çalışmalarının başlatılması ve gerekli çalışmaların başlatılarak hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.

Bu kapsamda sağlıklı, faydalı, sorumlu, bilinçli, güvenli, işlevsel, stratejik, çevresel, dürüst, bilgili içeren çerçeve kılavuzu okullarda öğrencilere öğretilecek, eğitim müfredatına girmesi çerçevenin sağlanacak.

Aileler, ise 2 yaşın altındaki çocuklarına teknolojik cihazları uzak tutacak ve hiçbir kullanımının önüne geçecek.
Çocuklara ve ebeveynlere, uzun süreli bilgisayar kullanımının ne gibi sorunlara neden olduğu konusunda bilgi verilecek..

Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı eğitim meteryalleri Eğitim Bilişim Ağı (EBA) portalı üzerinden öğrencilere ve büyüklere aktarılacak.

Kaynak: AA

Birinci kalite Birbiral

NASA’nın yeni gezegen gölemcisi yola çıkıyor

Uzay çalışmalarında bilinmeyenleri çözmek için her geçen zaman diliminde bir çok bilgi elde ediliyor. Geçiş Yapan Dış Gezegen  SpaceX Falcon 9 roketi ile Araştırması Uydusu (TESS), bu gece Florida’dan fırlatıldı. 

Öbür uzay aracı Kepler’den 400 yaklaşık kat daha geniş bir görüş alanını gözlemleyecek olan TESS’in 200 bin yıldız gözlemleyebileceği tahmin ediliyor. Yaşam belirtisi olan gezegenlerin araştırılması için yapılan bu çalışma ile  daha hızlı ve daha kolay tarama oşanağına sahip olacak.

ABD öncü uzay araştırmaları kurumu NASA, TESS’in Dünya gezegeni büyüklüğünde 50’den fazla gezegeni, Dünya’nın iki katından daha fazla büyüklüğe sahip en az 500 gezegenin de dahil olduğu 20 bin gezegeni bulabileceğini açıkladı.

NASA’nın TESS’te görevli bilim insanı Elisa Quintana, “bu araştırma ile  önümüzdeki birkaç yıl içinde, çıplak gözle bile izlenebilen yıldızların yörüngelerini belirleyebileceğiz” dedi.

Göreve başladığı ilk 2 yılı içerisinde TESS’in  on binlerce yıldızı incelemesi planlanan çalışmanın diğer görevleri arasında büyük kara delikleri ve yıldızları tanımlamaya katkı sağlamak, çeşitli gök cisimlerini incelemek da var.

Uzay çalışmalarında çığır açan buluşların bilim insanları tarafından açığa çıkarılımasına daha fazla katkı sunacak bu çalışmayı yapan uzay kuruluşu nasa ve gökbilim insanlarını tebrik ediyoruz.

merak uyandıran keşifleri şimdiden bizlerde merak ediyoruz.

Kaynak: AFP+ trthaber

Birbiral Bire Bir Alışveriş

Astronotun DNA’sı dönüşte ikiziyle uyuşmadı

NASA’da astronot olarak bir yıl görev yapan Scott Kelly’nin DNA’sının, uzayda geçirdiği bir yıl sonunda dünyada kalan ikiz kardeşi Mark Kelly ile artık uyuşmadığı ortaya çıktı.

İnsan oğlunun uzay araştımalarına başladığı son altmış yılı ile bilimsel olarak önemli gelişmelere imza atıldı. Bir taraftan uzayın derinlikleri ile ilgili ilginç keşifler yapılmakta ve hayret uyandıran bilgiler bizleri hayrete düşürmekte. İnsan oğlunun glecekte uzayda yaşama olanağına kavuşması halinde ne gibi sonuçları yaşayacağı üzerine ilgiç bir araştırma yayınladı.

Uluslararası Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), 2014 yılında start verdiği “Twin Study (İkiz Araştırması)” programına son birkaç yıldır katılan ikiz Kelly kardeşleri an be an takip etti. Bir yıllığına uzaya gönderilen Scott Kelly ve aynı süre içinde dünyada yaşamına devam eden Mark Kelly’nin yaşam değerleri, saç, vücut sıvıları, deri hücreleri gibi birçok özelliği incelendi.

Bir yıl uzayda ğrogramını tamladıktan  sonra dünyaya dönen Scott Kelly’nin vucut değerlerinde farklılık olduğunu gözlemleyen araştırmacılar, uzatılmış telomer gibi çoğu değerlerinin dünyaya döndükten sonra normale döndüğünü saptadı. Uzay programından Dönmesinin üzerinden bir yıl geçmiş rağmen Scott Kelly’nin DNA’sının değişmediği ortaya çıktı.

NASA Kelly kardeşler üzerinde gerçekleştirilen uzay araştırmasının, uzaya gönderilen astronotlarda oluşabilecek olası değişimleri ölçmek amacı ile üç yıllık Mars görevine katkı sağlayacağını açıkladı.

Bu uzay araştırmaları ile elde edilen deneysel bulguların insan oğluna ne gibi ufuklar açacağı şimdilik gizemini koruyor. Gün geçtikçe yeni buluşlar ile insan oğlu uzayda yaşamanın yollarını bulacağa benziyor.

Kaynak: DHA

Birbiral birinci kalite ürünler

Babasından ilham alarak, doğaya zararsız plastik üretti

Babasının alışkanlığından ilham alarak, doğaya zararsız plastik üretti

Gıda mühendisi Duygu Yılmaz, babasının her sabah düzenli olarak bir zeytin çekirdeği yutmasından esinlenerek zeytin çekirdeğinden biyoplastik üretiyor.

Duygu Yılmaz, Elazığlı 2 çocuklu bir ailenin kızı. Onun yenilikleri hayata geçirme merakı, çocuk yaşlarda vantilatörü oyuncak bebeklerinin elbiselerini yıkamak için kullanmaya başladığı zamanda açığa çıktı

Polis gazisi babasının zeytin çekirdeğini sindirim sistemini çalıştırdığı gerekcesi ile yutması onun zihninde her zaman yer etti. Yılmaz’ın üç yıl önce fikrinde babasını hatırlayrak zeytin çekirdeğinin takviye gıda olarak kullanılması düşüncesini canlandırdı. Toz haline getirilerek zeytin çekirdeklerinin nasıl tüketilebileceğini araştıran Yılmaz, doğaya zarar vermeyen,insan ve çevre sağlığına faydalı plastik üretme fikrini zeytin çekirdeği ile başarıya taşıdı.

Yılmaz, geliştirdiği projesine “Biolive” ismini vererek çalışmalarını hızlandırdı. Bu proje sayesinde üretilecek ürünler, doğada kısa zamanda kaybolarak çevreyi koruyan, antibakteriyal özelliğiyle insan sağlığıyla barışık, gıdaların raf ömrünü uzatan, ucuz plastik yüzeyler,  saklama kapları, gıda ambalajlama buzdolapları ve ev aletleri ile ilgili alanlarda kullanılabiliyor.

Zeytinyağı fabrikalarından atık olarakkalan zeytin çekirdeğini Yılmaz çalışmaları ile teknolojiyle polimer yapı haline getirerek, antibakteriyel plastik ürettiklerini anlattı.

Zeytin çekirdeğini plastik mam madde olarak kullandı

Üç yıl önce kurumsal bir firmada çalışan Yılmaz, zeytin çekirdeğini plastiğe dönüştürme fikrini şöyle anlattı:

“Babam kahvaltıda zeytin çekirdeği yutuyordu. ‘Herhangi bir zararı var mı?’ diye zeytin çekirdeğini araştırmaya başladım, öğütüp içindeki antioksidan maddeyi keşfettim. Sonra çeşitli makaleler üzerine çalıştım. Ortaklarımla bu konu üzerine yoğunlaştık. Yapısının polimere çok uygun olduğunu fark edip, ‘antimikrobiyel polimer üretebilir miyiz?’ diye bir iş fikri başlattık. Yaklaşık 2 yıl boyunca kendi imkanlarımızla bir Ar-Ge oluşturup, zeytin çekirdeğinden plastik elde ettik. İki yılın sonunda Türkiye’nin önde gelen firmalarından yatırım alıp, kendi şirketimizi ve Ar-Ge laboratuvarımızı kurduk.”

Laboratuvar ortamında biyoplastik granül ürettiklerini ifade eden Yılmaz, sonra enstitüde bu granüllerin polimer yapı haline getirildiğini, sektörün taleplerine göre ürünlerin çıkarılabileceğini söyledi.

Yılmaz, bazı firmalarla Ar-Ge çalışmaları ve testler yaptıklarını belirterek, istenilen parametrelerde ürün oluşturduktan sonra daha büyük bir üretim tesisi kurup, sektöre göre satışlar yapmayı planladıklarını anlattı.

“TÜBİTAK ve KOSGEB’ten kadın girişimcilik desteği aldık”

3 ortak kurdukları şirket ile yola başlayan ekip, desteklerle birlikte 10 kişilik bir ekipe ulaştıklarını dile getiren Yılmaz, “Üretimi gerçekleştirdik, prototip ürünlerimiz var. Ürünlerin piyasaya çıkması için, özellikle gıda ambalajı sektöründe ya da plastik sektöründe çalışıyorsanız bazı onaylar almamız gerekiyor, bu süreç biraz zaman alacak. Aldığımız büyük teşvikler var. Şirketi 2017 Nisan ayında çalışmalara başladık. TÜBİTAK ve KOSGEB’ten kadın girişimcilik teşvikleri ile testek bulduk” dedi.

Duygu Yılmaz, yaptıkları çalışma sonucunda kendi geliştirdikleri biyoplastiklerin doğada kaybolduğunu, günlük yaşamımızda çokca kullandığımız petrol türevi plastiklerin yüzyıllarca doğada dılaştığını hatırlatarak, şunları söyledi:

“Mevcut biyoplastikler Türkiye’de üretilmiyor. Avrupa ve Amerika menşeli genelde. Üretimşnde Selülozit malzeme, mısır koçanı, bitki atıkları kullanılıyor. Bir ay önce Amerika seyahatindeydik, mevcut biyoplastik firmalarıyla görüştük. Zeytin çekirdeğinden yapılan ürün yok,çalışmamız dünyada bir ilk. Los Angeles’ta düzenlenen ‘Klintek Open’ yarışmasına çalışmamız ile temsilen takıldık, ileri malzeme birincilik ödülü kazandık. Biyoplastiğin önemi artarken Türkiye olarak biyoplastik ürünleri ithal etmeye devam ediyoruz . Öncelikli hedefim kadın girişimci ve  biyoplastik bilincini geliştirmek.. 

Zeytin çekirdeğinden yapılan yok, bu dünyada bir ilk.

Gıdaların raf ömrünü artırıcı özelliği olması dolayısıyla biyo plastiğin peynir ve et ambalajları başta olmak üzere gıda ambalajlarında kullanmak öncelikli hedefleri olduğunu belirten Yılmaz, cocukların kullandığı ürünleri çevreci hale getirmek istiyoruz.

Bir beyaz eşya firmasının zeytin çekirdeğinden elde edilen plastiğin gıdaların raf ömrünü uzatmadaki başarısınından dolayı kendileriyle irtibata geçtiğini anlatan Yılmaz, buzdolabının iç malzemelerinin üretimi için Ar-Ge çalışmasına başladıklarını anlattı.

Yılmaz, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) ve TÜBİTAK Marmara Teknokent (MARTEK) tarafından yürütülen İnovasyonda Kadın Projesi bünyesinde düzenlenen 2. Kadın Girişimciler Kampı’na katıldı ve yarışma sonunda 25 bin lira yatırım aldı.


Birbiral olarak Başarılı bir çalışma ile doğal ürünlere adım atan ekibi kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

Kaynak: AA

iPhone X özelliklerinde öne çıkanlar

iPhone X özelliklerinde öne çıkan bir kaç başlık

Apple iphone x serisi ile modelleri içinde ön yüze tamamen ekran olan bir model hedefine ulaşmış görülüyor. Firma bu özelliği yakalamanın mutluluğunu ürün tanıtımlarında yansıtıyor ve öne çıkarıyor. Bununla birlikte etkileyici olması, akıllı özelliği ile sınırları zorlaması, dokunuşunuza, bakışınıza ve sesinize tepki verecek akılıda olması ile öne çıkan özelliklerini firma sıralıyor.  iPhone X ile geleceğe yön veren bir mobil teknoloji deneyimi yaşamaya hazır iseniz sizlere başlıca özelliklerinde

Super Retina Ekran

iPhone X ile, ekran ve aygır arasında sınırlar minimuma iniyor. Yepyeni 5.8 inç Super Retina ekran, eliniz ve bakışınız için ideal bir boyutata ve adeta göz kamaştırıyor.

İnovatif Teknoloji

Ekran sınırları yeni tekniklerden ve teknolojilerden yararlanarak en ideal kullanımı sizlere sunuyor. Ve zarif bir tasarımla yuvarlatılmış köşelere kadar sınırı uzatıyor.

iPhone X İçin Tasarlanmış OLED Ekran

iPhone hedeflenen standartlarına ulaşmayı ilk kez başaran OLED teknolojisine sahip ekranı ile gerçeğe en yakın olağanüstü renkler, gerçek siyahlar tonlar, yüksek parlaklık ve 1.000.000:1 kontrast oranı ile mükemmel görsel kaliteye ulaşabilirsiniz

Tümüyle Yeni Tasarım

Bir akıllı telefonun hem de arkasında hem önünden şimdiye kadar kullanılan en dayanıklı cam özelliğine sahip. Apple paslanmaz çelik kalitesi ile dayanıklılık en üst seviyede. Kablosuz şarj. Suya ve toza dayanıklı tasarım özelliği ile A kalite özelliğinde.

Doğal ve hızlı hareketler ile en kısa yoldan başka uygulamalara rahatlıkla geçebilirsiniz.

Güvenli Kimlik Doğrulama

Yüzünüz,bumobil teknoloji ile parolanız. Face ID, telefonunuzun kilidini açmanın ve kimliğinizi doğrulamanın yeni yöntemi artık yüzünüz oldu. güvenli ve size özel bir güvenli bir kullanım sınırlarını zorlamanıza gerek kalmayacak.

Yüz Haritalama

Face ID, özelliğini TrueDepth kameradan alıyor ve kurulumu ve kullanımı oldukça kolay. Yüzünüze yansıttığı 30.000’in üzerinde görünmez özellikte noktayı analiz ederek en ince detaylarıyla bir derinlik haritası meydana çıkarıyor.

Animoji

TrueDepth kamera ile sizlere yeni uygulamalar sunuyor. Birbirinden farklı 50’den fazla kas hareketinizi önce izler ve analiz ederek yüz ifadelerinizi 16 farklı Animoji karakterine çeviriyor. İçinizdeki gizli kalmış pandayı, hızlı tavşanı veya
robotu açığa çıkarın.

Birbiral Bir Bir alışveriş Sanal Marketi

Apple iOS kullanım istatistiklerini açıkladı

Appale en çok kullanılan iOS sürümü hakkındaki son bilgileri derleyerek sonuçları bilgi olarak paylaştı. Bu ilginç bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.

Akıllı telefon sektöründe meydana gelen değişikliklerin asıl sebebi oluşan rekabetten kaynaklanıyor. Mobil firmaları birbiri ardına yeni modellerini piyasaya sunmaya devam ediyor. Bilgisiyar sektöründe elde edemediği başarıyı mobil sektöründe elde eden Apple kendi işletim sistemi İOS ile ilgili bilgileri derledi. Kendi sistemini kullanmanın avantajını yakalayan firma başarısında bu etkenin önemli bir yer tuttuğunu söylememiz yanlış olmaz.

Mobil cihazlarda günümüzde Android ve İOS işletim sistemleri akıllı telefonlarda kullanılmakta. Android sistemi kullanan tüm markalara karşı IOS sistemi sadece Apple mobil ürünlerinde kullanılıyor. Bu da Apple cihazı kullananlara önemli avantaj sağlıyor. IOS kullanıcıları gelen tüm güncellemeler ilk günden alabiliyor ve iPhone cihazlarında aktif edebiliyorlar.

Android’ cihazları kullanan tüm modellerde güncellemelerin bir çoğu eski teelfonlarda uygulanmamış durumda. Android Pie, bir Samsung cihazına uygulanmış değil. Buna karşı Apple, Eylül ayında duyurduğu iOS 12’yi 2013 yılında piyasaya sürdüğü iPhone 5s için bile yayınladı.

İşte en çok tersih edilen iOS sürümü

Şu an aktif olarak iphone cihazlarda kullanılan iOS sürümü hangisi? Apple tarafından son olarak yapılan bir paylaşımda iOS kullanım oranları açığa çıktı. Böylece en çok kullanılan iOS sürümü hakkında bilgiler açıklandı.

Açıklanan rapora göre, hali hazırda kullanımda olan iOS cihazlarının yüzde 50’si son iOS sürümünü yani iOS 12’yi tercih ettikleri görülüyor. iOS 11’i kullananların oranı yüzde 40 iken, daha önce yayınlanmış olan bir iOS sürümünü kullananların oranı ise yüzde 7 olarak belirlendi.

Apple’nini işletim sistemini tüm cihazlarda güncel olarak aktif etmesi önemli bir başarı olarak görülüyor.

Birbiral Yerli Ürünler Sanal Marketi
Deri bileklik, deri kılıf ve Telefon Aksesuarları, takılar

Riot Games League of Legends sunucusunu Türkiye’ye getirdi.

Oyuncu odaklı özelliği ile Dünya’da kendisine yer bulmayı lke edinen Riot Games şirketi, 10 milyon TL’lik yatırımla League of Legends sunucusunu Türkiye’ye getirdi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, Riot Games, Türkiye’deki League of Legends oyuncusuna çok daha iyi hizmet sunmak amacıyla sunucusunu Türkiye’ye getirdiklerini ve hizmete sunduklarını belirtiler. Türkiye’nin dört bir köşesindeki League of Legends oyuncularına çok daha keyifli ve kaliteli bir oyun deneyimi sağlaması amaçlanan yeni sunucu, yaklaşık 10 milyon TL’lik yatırımla hayata geçti.

League of Legends Türkiye sunucusunun devreye girmesiyle Türkiye’deki League of Legends oyuncularının mevcut bağlantı hızlarına bağlı olarak yaşadıkları gecikme sürelerinin (ping) daha da azalması hedefleniyor. Bu sayede oyun geçişleri ve süreleri önemli ölçüde azalacak ve oyuncular daha hızlı kullanışlı biz hizmeti yaşamlarında deneyim olarak kullanacak.

Riot Games, yerli ekosisteme katkı sağlamak amacıyla Türkiye’deki sunucunun kurulumunda mümkün olan her noktada yerel tedarikçilere öncelik verdi. Riot Games, sunucunun kesintisiz hizmet vermesi için başta veri merkezi ve sunucunun iletişim giderleri olmak üzere sunucuya düzenli olarak yatırım yaparak güncel ve daha hızlı oyun deneyime yaşanmasını sağlamaya devam edecek..

League of Legends Türkiye Sunucusu, Türkiye’nin en uzak noktalarına dahi en iyi ve kaliteli hizmeti sunabilmek için Türkiye’nin fiber iletişim omurgalarına yakın bir merkezde konumlandırıldı. Ayrıca Türkiye sunucusu hayata geçirilirken ilerde doğabilecek tüm genişleme ihtiyaçları göz önüne alındı.

Sunucunun internet bağlantı hızı ve işlem kapasitesi öngörülen talebin çok daha üstünde hizmet sunabilecek şekilde kurgulandı. Bunun yanı sıra sunucunun kurulu olduğu veri merkezinde olası genişlemeler için ihtiyacın iki katı alan tahsis edildi.

Riot Games, League of Legends sunucularında hizmet vermek üzere özel olarak geliştirilen işlemcileri dünyada ilk kez Türkiye’deki sunucuda kullanılacak. Türkiye’deki ekibin gelişimini yakından takip ettiği yeni işlemciler, League of Legends sunucularının ihtiyaçlarına uygun iyileştirmeler içeriyor.

Bu sayede oyunculara daha az sayıda sunucuyla çok daha iyi hizmet vermek mümkün hale geliyor. Bu durum sunucuların enerji ve bakım giderlerinde de önemli oranda tasarruf sağlıyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Riot Games Türkiye Ülke Müdürü Bora Koçyiğit, yapılan bu yatırımın, Türkiye’de milyonlarca oyuncu için 5 yıldır değer üretmeye devam eden ve kendi sektöründe dev bir ekosistemin şekillenmesine yol açan şirketin, Türkiye’ye yatırım yapma konusundaki kararlılığına işaret ettiğini kaydetti.

Riot Games Türkiye olarak sunucunun Türkiye’ye getirilmesi yönünde büyük çaba harcadıklarını ifade eden Koçyiğit, “Birçok yabancı şirketin Türkiye’deki yatırımlarını gözden geçirdiği bir dönemde yaptığımız bu yatırım, Türkiye’ye ve Türkiye’deki oyuncularımıza olan inancımızın ve verdiğimiz değerin göstergesidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bu yıl Türkiye’deki 5. yılını dolduran Riot Games Türkiye’nin önemli başarılara imza attığını aktaran Koçyiğit, uluslararası bir oyun yayıncısı olan Riot Games’in Türkiye’de yarattığı doğrudan istihdamın yanı sıra fırsatlarla dolu dev bir ekosistemin gelişimine de katkıda bulunduğunu kaydetti.

Koçyiğit, Türkiye’de oyunculara ve espor (bazı bilgisayar oyunlarının profesyonel liglere katılan profesyonel oyuncular ile oynanması) ekosistemine, bugüne kadar hiçbir oyun şirketinin yapmadığı kadar büyük yatırım yaptıklarını belirten Koçyiğit, şunları ifade etti:

“Geçtiğimiz 5 yılda oyunumuzu Türkiye için yerelleştirirken, ülkenin önde gelen seslendirme sanatçılarıyla ve stüdyolarıyla çalıştık. Oyuncuları bir araya getiren büyük çaplı organizasyonlar düzenledik. Esporu Türkiye’de kurumsal, organize ve profesyonel bir spor dalı haline getirdik. Esporda bizi dünya arenasında temsil eden, bayrağımızı dalgalandıran şampiyonların yetişmesine aracı olduk. Türkiye’de hizmete giren yeni sunucumuz, tüm oyuncularımızın faydalanabileceği yepyeni bir otoyol, bir olimpiyat stadı anlamına geliyor. Bu yatırımın oyuncularımıza daha iyi hizmet sunmanın yanı sıra Türkiye’nin espordaki rekabet gücünü arttıracağına inanıyorum. Bu yeni yatırım sürecimizin başından sonuna kadar bize destek veren Başbakanlık Yatırım ve Destek Ajansı’na teşekkür ediyorum.”

Firmanın ülkemizde böyle bir deneyimi bilgi oyunlarına kazandırması sevindirici ve tebrik edilmesi gereken bir karar ve uygulama.

Birbiral iyi oyunlar diler

Facebook Blueprint artık Türkçe kullanılabilecek!

Facebook’un ticari kazan getiren hizmet alanından olan ve her ölçekten ajans, reklam veren ve şirketin Facebook uygulama ve hizmet .eşitlerinden yararlanarak amacıyla hizmete sunduğu online eğitim programı Blueprint, artık Türkçe dilinde de yayın vermeye başladı.

Facebook, Blueprint’in Dünya çapında yakaladığı başarıyı gelir amaçlı kullanmak üzere kurduğu sanal eğitim projesi artık bundan böyle Türkçe olarak yayına sokuldu. Dünyada bir çok dilde hizmet veren uygulama ile işletmeler iş ve hedeflerini geliştirmek için Facebook sosyal medya uygulamasını artık daha fazla etkin olarak kendi dillerinde kullanabilecekler. Türkçe ile hizmet veren işletmeler işlerini büyütmeleri için gerekli olan araçları sunmayı ve onların pazarlama becerilerini geliştirmeyi daha başarılı yapabilecekler..

Blueprint programının 2015 hayata geçirildiği zamandan beri 150’den fazla ülkede, 1 milyon küçük işletmenin dahil olduğu 2 milyondan fazla sosyal medya kullnıcı bu programa kayıt oldu. Blueprint hâlihazırda 13’den fazla dilde “Hedefleme,” “En İyi Yaratıcı Örnekler,” “Video” ve “Ölçümleme” gibi pek çok farklı Facebook pazarlama başlığında ücretsiz e-eğitim programını sanal ortamda  sunuyor.

Türkiye Facebook Ülke Direktörü Derya Matraş, Blueprint’in Türkçe e-eğitim programı ile ilgili fikir ve beklentilerini açıkladı:

“Dünyanın her yerinde, her ölçekte şirketin işlerini büyütmelerine ve pazarlama becerilerini güçlendirmelerine yardımcı olmaya verdiğimiz önemin bir parçası olarak Blueprint’i, Türkçe olarak sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Blueprint üzerinde yer alan 85’ten fazla e-eğitim kursuyla isteyen herkes, Facebook ürün ve hizmet ailesindeki pazarlama araçları konusunda bilgi sahibi olabiliyor. 6 milyondan fazla aktif reklam verenimizle birlikte her ölçekten kuruluşu, platformumuzda başarılı olmaları için güçlendirmek amacıyla yeni yollar geliştirmeye devam edeceğiz.”

Türkçe olarak sunulan Blueprint salal kurslarına erişmek için facebook.com/blueprint web adresine giriş yaparak Blueprint Kataloğu ana sayfasının sağ üst köşesindeki “Profili Düzenle” seçeneğinden dil tercihlerinizi Türkçe olarak değiştirebilirsiniz.
Facebook ile sosyal medyada ticari başarı kazanmak ve isteyen işletmelerin başında genç girişimciler bulunuyor. Daha başarılı bir ticari yaşam için sanal eğitim programlarının girişimcilere başarı getireceği kanısındayız.

Birbiral sosyal meyda ile gelişecek

HUBBLE’dan kat kat fazla çözünürlükte görüntü alacak

Türkiye’nin, kendi teleskobu ve görüntüleme sistemlerini yerli kaynaklarla tasarlayıp üretebilen ve dünyada sayılı teleskop konusunda ülkeler arasına girmesini sağlayacak ‘DAG’ projesi havadan görüntülendi.

Türkiye uzay bilimlerinde gelişmek ve yeni projeler ile uzay araştırmaları yarışına katılmak için başlattığı Dağ projesi tüm hızla ilerliyor. Atatürk Üniversitesi Astrofizik Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde,2012 yılından itibaren Kalkınma Bakanlığı ve Atatürk Üniversitesi desteğiyle devam eden proje, bilim insanlarının heyecanlaa beklediği Doğu Anadolu Gözlemevi’nin inşaat çalışmaları aralıksız ve yoğun çalışma ile hızla sürmekte.

Türkiye’nin cumhuriyetin kuruluşunun 100 yılı vizyon projeleri arasındaki en büyük astronomi, astrofizik ve uzay bilimleri alanındaki temel bilim yatırımı olan “Doğu Anadolu Gözlemevi”nin (DAG) kurulum çalışmaları, 3 bin 170 rakımlı Erzurum/Konaklı-Karakaya Tepesi’nde başarılı olarak sürüyor.

Avrupa’nın en yüksek çözünürlüklü teleskobu olacak

2020 yılında uzaydan ilk ışığı alarak hizmete girecek olan DAG teleskobunun son hali havadan görüntülendi. Atmosferik türbülansa bağlı etkilerin tümünü ortadan kaldıran DAG ile HUBBLE Uzay Teleskobu’ndan yaklaşık 7 kat daha yüksek çözünürlükte görüntü alınabilecek.

FMV Işık Üniversitesi ve İsviçre’den HEIG-VD ortaklığında optik ve mekanik tasarımı Atatürk Üniversitesi için yüzde 100 milli imkanlarla yapılan DAG teleskobu, dünyada bir ilki de gerçekleştirerek Adaptif Optik (AO) sistemleri barındıracak şekilde tasarlandı. 

Türkiye adım adım geçte olsa teknoloji alanında örnek çalışmalara da imza atmaktadır. Bu çalışmanın içeriğinin daha da zenginleşmesi ve gökbilimlerinde yeni çalışmaların bilim dünyasına kazandırılması umuduyla

Birbiral Teknoloji Sizinle olsun

e-kitap uygulaması okuyucuların hizmetinde

Kitapseverler ücretsiz binlerce kitaba her an erişip okuyabilecek

Türkiye’nin 81 ili ve 19 ilçesinde bulunan 100 halk kütüphanesi sisteminden başlatılan e- kitap uygulaması ile okuyuculara 7 gün 24 saat ücretsiz hizmet verecek hizmet hayata geçirildi

Teknolojinin hayatımızdaki yeri gün geçtikçe artıyor. Dünyada hızlı bir şekilde yaygınlaşan ve okuma anlayışına yeni bir tarz kazandıran e-kitap uygulaması Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından , kitapseverlerin binlerce kitaba bir tıkla erişebilmesine olanak veren uygulaması için önemli bir adım attı.

Kasım ayıda başlayan kitap projesi 81 il halk ve 19 ilçe halk kütüphanesinde start alarak okuyucularına hizmeti verilmeye başlandı.

Türkiye’deki Kütüphanelerde halen kullanılan “Koha Kütüphane Otomasyon Sistemi” ile entegre hale getirilen e-kitap uygulamasıyla okuyucular, zaman ve mekandan bağımsız, 28 temel konu başlığında 17 binden fazla e-kitaba 7 gün 24 saat boyunca herhangi bir ücret ödemeden erişip okuyabilecek.

Halk kütüphanelerine üye olmak yeterli

Söz konusu pilot uygulamadan Türkiye genelindeki 100 halk kütüphanesine kayıtlı üyeler faydalanabiliyor. Halk kütüphanelerinin toplam üye sayısının yüzde 80’ine karşılık gelen bu üyeler, “http://koha.ekutuphane.gov.tr/” adresinden Türkçe e-kitaplara erişebiliyor.

Çevrimiçi okunabilen, bilgisayar ya da mobil cihazlar ile ulaşılarak cihazlarına ödünç yüklenebilen e- kitaplara, maksimum 60 sayfaya kadar çıktı alma veya e-posta yoluyla gönderme izni telif hakları kapsamında veriliyor. Ayrıca her e-kitap için 60 günlük okuma süresi bulunurken, bu süre bittikten sonra aynı materyal tekrar aynı süreyle ödünç alıp okumaya devam edebiliyor..

E-kitap uygulamasından faydalanmak isteyen kitap okuyucularının, kütüphaneye kayıt oldukları sırada bir kullanıcı adı ve şifre edinmesi gerekiyor. Bu kullanıcı adı ve şifresi ne sahip olan tüm üyeler ei kitap sistemine girerek hizmetlerden faydalanabiliyor.

E-devlet üzerinden de erişime imkan sağlanacak

Kültür ve Turizm Bakanlıklığı, başlatıığı e-kitap hizmetini pilot uygulamanın ardından Türkiy’deki diğer kütüphanelerde de yaygınlaştırmayı hedefliyor. Daha sonra da e-kitapların “e-devlet” sistemiyle de entegre edilmesi ve buradan da erişime açılması ile okuma imkanını 80 milyon yurtaşa sınmayı planlanıyor. Bu sayede tüm yurtdaşların hizmetine sunulmuş olacak.

Türkiye’nin 81 ilindeki halk kütüphanelerinin yanı sıra üyelerine e-kitap hizmetini veren 19 ilçe halk kütüphanesinin isimleri şöyle:

“Adıyaman Kahta, Amasya Merzifon, Diyarbakır Ergani,  Ankara Polatlı, Hatay İskenderun, Hatay Kırıkhan N.Ulviye Civelek, İzmir Bornova, İstanbul Gaziosmanpaşa, Ankara Gölbaşı, Kocaeli Gebze, Manisa Akhisar Zeynelzade, ZeytinoğluManisa Salihli, Manisa Turgutlu, Mardin Kızıltepe, Kütahya Tavşanlı, Osmaniye Kadirli, Tekirdağ Çorlu, Şanlıurfa Siverek, Van Erciş ilçe halk kütüphaneleri.

Kaynak: AA

Birbiral Birinci kalite alışveriş